Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, TCK 53. maddedeki hak yoksunlukları ve infaz aşamasındaki yasal düzenlemeler gözetilerek onanması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, Anayasa Mahkemesi iptal kararları ve yasal düzenlemelerle değişen hak yoksunluklarının infaz aşamasında dikkate alınabileceğini belirterek, ilk derece mahkemesinin yargılamayı hukuka uygun yürüttüğünü, iddia ve savunmaları gerekçeli kararda tartışıp hukuka uygun delillerle sanığın suçu işlediğini, suç vasfının doğru belirlendiğini ve cezanın yasal sınırlar içinde uygulandığını saptayarak, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/855 E. 2020/284 K.SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.