Baraj projesiyle yıkılan kiralanan araziye dikili kavak ağaçlarının muhdesat sayılıp sayılmayacağı ve tazminat hakkı üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı tarafça kiralanan araziye dikilen kavak ağaçlarının baraj projesi kapsamında yıkılması üzerine, ağaçların "muhdesat" olduğunun tespiti ve kalan bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, ekonomik amaçlı yetiştirilen kavak ağaçlarının hukuken muhdesat niteliğinde olmayıp taşınır mal kabul edilmesi gerektiği ve arzdan ayrı bağımsız bir hak bahşetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir; davacının bu karara itirazı temyiz incelemesindedir.
8. Hukuk Dairesi         2024/1416 E.  ,  2025/6459 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/580 E., 2023/1348 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 E., 2022/455 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi ... köyünde bulunan taşınmazı müvekkilinin 49 yıllığına kiraladığını, taşınmaza kavak ağacı ekimi yaptığını, yapılan baraj sonucu ağaçların davalı tarafça yıkıldığını, müvekkiline yıkılan kavak ağaçlarının sadece 32 hektarlık kısmı için bedel ödendiğini, geriye kalanın ödenmediğini belirterek, muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile belirlenecek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yüksek Mahkeme kararlarına göre niza konusu kısımların çayın kuzey sınırına yakın kısımlar içerisinde kaldığı ve Yargıtay kararları ışığında niza konusu alanların zilyetlikle mülkiyetin kazanılamayacağı alanlardan olması ve bu alanlardaki muhdesatlarında tespitinin istenilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Orman İdaresi vekili, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü vekili tarafından ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen muhdesatların tamamının kavak ağacı olduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, muhdesattan bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerektiği, kavak ve söğüt ağacı gibi ağaçları kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemektedir. Muhdesat şahsi bir hak olup, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Somut olayda, bilirkişi raporlarında belirtilen alanlarda bulunan kavak ağaçlarının muhdesat niteliğinde olmaması, taşınır hükümlerine tabi mal niteliğinde olması, bu nedenle sorunun çözümünün (Türk Medeni Kanunu'nun 7 28... ) maddelerinde aranması gerekliliği karşısında, İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesinde (sonuç olarak) herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına maktu vekalet ücreti takdir olunduğu ancak nisbi vekalet hükmedilmemesinin yasal dayanağı olmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı muris ...'ın yıllarca taşınmaz üzerindeki ağaçların bakımını yaptığını, ağaçları dışarıdan gelecek zararlara karşı koruduğunu, ... tarafından verilen özel ağaçlandırma izni ile dava konusu taşınmaz 49 yıllığına kavak ağacı yetiştirmesi için müvekkile tahsis edildiğini ve Devlet Su İşleri tarafından kamulaştırılacak alanlar içinde müvekkilinin özel ağaçlandırma izni ile diktiği ve bakımını gerçekleştirdiği ağaçların bedellerinin ödenmesini temin için işbu davanın açıldığını Yargıtay 5. Hukuk Dairesi''nin 26.09.2013 ve tarihli 2013/9109 Esas ve 2013/15860 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Kamulaştırma Kanunu'nun 19/son maddesi gereğince zemini başkasına ait taşınmaz üzerinde devletin verdiği izin doğrultusunda müvekkilince dikilen ve bakımları sağlanan muhdesat bedelinin zilyede ödenmesi gerektiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince gerekçesinde; krokide (B), (C), (D) harfli yerler ile (E), (F), (G), (H) harfli yerlerin çay kadastro sınırı içerisinde kaldığı belirtilmişse de davacı müvekkile ait muhdesatların bulunduğu dava konusu taşınmazların bulunduğu dere yatağı pasif dere yatağı olduğunu, Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli 2014/29 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde de bu kısımlarda kavak ağaçlarının bulunduğunun görüleceğini ve İlk Derece Mahkemesi dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiinin istendiğini fakat İlk Derece Mahkemesince bu talebin görmezden gelinerek alınan rapor dayanak yapılarak davanın reddedildiğini, davacı aleyhine hükmedilen aleyhe vekalet ücretinin de haksız olduğunu ileri sürerek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ve davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.