Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin, orman vasfındaki taşınmazlara yönelik eski tapu kayıtlarının iptali ve tescili davasında, bozma sonrası yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun bulunduğuna dair kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, orman vasfındaki taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin önceki kararının Yargıtay tarafından usul ve kanuna aykırılık gerekçesiyle bozulmasının ardından, bozma ilamına uygun olarak yeniden yapılan yargılamada, dört adet eski tapu kaydının aktif olduğunun ve arazinin orman kapsamında bulunduğunun tespiti üzerine bu tapuların iptaline ve terkinine karar verilmesi ve davalı orman idaresi vekili tarafından temyiz edilmesine rağmen, Yargıtayın ilk derece mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamasıyla sonuçlanan yargı sürecini özetlemektedir.
8. Hukuk Dairesi         2023/4417 E.  ,  2025/6458 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/172 E., 2022/363 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı- birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup; bozma ilâmında özetle; "Mahkemece yazılı gerekçeyle Orman Yönetiminin davası hakkında karar verilmiş ise de, karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, Davacı Orman Yönetimi 12.01.1987 tarihli dava dilekçesiyle ..., ... köyü hudutlarında yapılan orman tahdidinin 1941 senesinde kesinleştiğini, orman sınırları içinde kaldığını ileri sürdüğü ... köyünde kain ..., ..., ... ve ... mevkili dört adet taşınmaza ilişkin eski tapu kayıtlarının iptali ile terkinini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu dava konusu yerlerin, tescilli orman parseli olan ve arazi kadastrosunda hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeden 3402 sayılı Kanun'un 22/son maddesi gereğince 1 52... parsel sayısı verilen taşınmazın kapsamında kaldıkları, yine eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası uygulanarak yapılan araştırma ve incelemede öncesinin de orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Hüküm, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, talepleri karşılamak zorundadır. Dava dilekçesinde yazılı eski tapu kayıtlarının iptal ve terkini talep edildiğine göre mahkemece eski tapu kayıtlarının terkin edilip edilmediği araştırılıp, terkin edilmemişlerse 3402 sayılı Kanunun 12/4. maddesi gözönünde bulundurularak Orman Yönetiminin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozma nedeni sayılmıştır." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu ..., ..., ... ve ... mevkinde kain dört adet taşınmaza ilişkin eski zabıt kayıtlarının iptali ve terkininin talep edildiği, mahkemece bu 4 adet taşınmazın 1 52... parsel sayılı taşınmaz olarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, söz konusu arazilerin yapılan keşif ve bilirkişi raporlarında memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak göründüğü, tapulama yapılırken de orman parseli içerisinde kaldığı, birleşen dosya yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/4 maddesi gereği Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı ve ... Tapu Müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları doğrultusunda dava edilen 4 adet zabıt kaydının açık olduğu, ve terkin edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; asıl dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen dava yönünden davanın kabulüne dava konusu Kastamonu ili ... ilçesi ... mevki 1 82... sayfa 9 numara, ... mevki 37... sayfa 77 numara, ... mevki 37... sayfa 73 numara, ... mevki 37... sayfa 71 numaralı tapu kayıtlarının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı-birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş tahdide dayalı eski tapu kayıtlarının iptali ve terkini talebine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 29.01.1941 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında 3402 sayılı Kanun'a göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı- birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.