Hazinenin orman vasfında olduğunu iddia ettiği taşınmazın tapu iptal ve tescil davasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle davalılar adına tescilin onanması.
Özet: Zonguldakta bulunan bir taşınmazın kadastro sonrası kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile şahıslar adına tescil edilmesine itiraz eden Hazine, dava konusu yerin evveliyatının orman vasfında olduğunu ve devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunu iddia ederek tapu iptali ve kendi adına tescilini talep etmiş; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, uzman bilirkişi incelemesi ve delillere dayanarak taşınmazın orman veya devlet hüküm ve tasarrufunda olmadığını, dört tarafının tarım arazileriyle çevrili olduğunu ve davalıların kazanma şartlarını taşıdığını tespit ederek davanın reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/1036 E.  ,  2025/6404 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1473 E., 2022/1310 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/440 E., 2017/419 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, Zonguldak ili Ereğli ilçesi (...) ... köyü, çalışma alanında bulunan 1210 (yeni 2 61... ) parsel sayılı 569 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla, ... ve paydaşları adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1210 parsel sayılı taşınmazın Karadeniz Ereğli Kadastro Müdürlüğü'nün 29.08.2000 tarihli komisyon kararı ile davalılar adına tespit gördüğünü, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazla ilgili Orman Kanunu yönünden hiçbir inceleme yapılmadığını, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman vasfında bulunduğunu, ormandan açma suretiyle
taşınmazın bugünkü halini almış bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman bilirkişi tarafından 1955 tarihli hava fotoğrafı ile 19 57... tarihli memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesine, tüm dosya kapsamından ise çekişmeli yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, dört tarafının şahıslar adlarına tapuda kayıtlı tarım arazileriyle çevrili olduğunun belirlenmesine ve davacının iddiasını kanıtlayamamış olmasına göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.