Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi ve istinafın kararlarının Yargıtay tarafından kesinlik sınırı yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline yönelik davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararı, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmış; bölge adliye mahkemesi, bilirkişi raporundaki emsal karşılaştırmasına dayalı güncel piyasa değeri tespiti, dava tarihinden itibaren yasal faiz ve davalı idarenin yargılama giderlerinden sorumluluğuna ilişkin hukuki belirlemelerde herhangi bir usul veya yasa aykırılığı bulunmadığına hükmetmiştir. Bu kararın temyizi üzerine ise, temyiz başvurusunun bir kısım davacılar yönünden kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2397 Esas, 2024/1925 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/667 Esas, 2023/514 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacılardan ... payına düşen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin ... dışındaki davacıların payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, ..., Mahallesi 79 84... parsel sayılı taşınmazda müvekkillere ait olan hisselerin bulunduğunu, taşınmazın imar planında lise alanı olduğunu, taşınmaza hukuki el atıldığını, bu nedenle yargılama neticesinde tespit edilecek piyasa rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 500.000,00 TL'nin davalı idareden alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığından tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için husumetten reddolunması gerektiğini; taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, bedelin el atma tarihindeki niteliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İstinaf aşamasında istinaf süresinden sonra sunduğu dilekçesinde ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabulü halinde ise avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, avukatlık ücreti de yargılama giderlerinden sayıldığından resen gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 1,37 kat daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen m² birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 27.12.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının 15.623,08 TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle davalıların yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Davalı idare vekilinin süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetilerek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılar Payına İlişkin Temyizi Yönünden;1. Davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILARAK,3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (4) numaralı bendinde yer alan "256.439,99" sayısının çıkarılması, yerine "9.200,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.