Antalya Kemerdeki 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan taşınmazların kadastro tespitine itiraz ve kullanıcı/orman vasfıyla tescil talepleri.
Özet: Antalya Kemerdeki birçok taşınmazın kadastro tespitiyle 6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi kapsamında orman alanı dışına çıkarılarak tarla vasfıyla hazine adına yazılmasına itiraz edilen bu davada, şahıs davacılar kendi veya mirasçıları adına kullanıcı tespiti talep ederken; Orman İdaresi ve Hazine, kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak parsellerin orman niteliğinde olup tapu kayıtlarının iptali ve orman vasfıyla hazine adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüş, ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tüm davaların reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/3686 E.  ,  2025/6401 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1828 E., 2023/200 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/384 E., 2022/164 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Kemer ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... ve 14 parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... ve 13 parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... , 8 ve 1 35... parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... ve 16 parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'nın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'in kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'nın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle; 1 34... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında bulunduğu" şerhi verilmek suretiyle, tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve edilmiştir.
Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; Antalya ili Kemer ilçesi ... köyü 1 34... ila 16 parsel, 1 35... ve 1 36... parsel numaralı taşınmazların murisi ... mirasçıları adına kullanıcı tespiti yapılması gerekirken bir kısım mirasçıları ve tereke dışı 3. kişiler adına hatalı olarak kullanıcı tespiti yapıldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile murisi ...'ın mirasları adına kullanıcı belirlenmesi yapılmasını talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ..., Kemer Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kemer ilçesi ... köyü 1 34... , 1 36... ve 320 parsellerin eşi ... adına kullanıcı belirlenmesi yapıldığını, bu tespitin hatalı olduğunu, taşınmazların kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile adına kullanıcı belirlenmesi yapılmasını istemiyle dava açmış, verilen görevsizlik kararı sonrası eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Birleşen diğer davalarda davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kesinleşmiş kararı gereğince ... köyü 397 parselin tespit gibi "orman" niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, verilen kararın 05.05.2006 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmiş Mahkeme kararı uyarınca dava konusu parsellerin orman sınırları içine alındığını ileri sürerek 397 parsel içerisinde yer alan ... köyü 1 34... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 parsel, 1 36... ve 1 35... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ve kullanıcı tespitinin iptaline, taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil Hazine vekili 12.09.2018 tarihli müdahale dilekçesiyle; dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın kullanılmayan arazi olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, bu nedenle bu taşınmazın gerçek kişiler adına kullanıcı tespiti görmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu 1 36... parsel hakkında kullanıcı tespitinin ve kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince taraflarca ayrı ayrı açılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... şahıslar tarafından açılan davalar yönünden, dava konusu taşınmazlar başında yapılan keşif esnasında dinlenen gerek mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları gerek ise davalı tanıklarının tutarlı ve istikrarlı beyanlarına göre taşınmazların tarafların murisi ...'ın 1957 yılında ölümü sonrasında sonra uzun yıllar boyunca ... çocuklarından ... ve ... tarafından kullanıldığı, daha sonraki yıllarda ...'nın bir kısım yerleri 3. kişilere sattığı bir kısım yerleri de çocuklarına paylaştırdığı, dava konusu taşınmaları çok uzun yıllar boyunca ... ve ... kullanırken diğer kardeşlerin bu duruma itirazının olmadığı, davacı ... tarafından bu durumun aksini gösterir herhangi bir bilgi, belge ve delil sunulmadığı, ayrıca murisin ölüm tarihinden itibaren kadastro tespitine kadar geçen 50 yılı aşkın sürede karşın diğer kardeşlerin de bu kullanıma itiraz etmediği, çekişme yaratmadığı gerekçeleriyle; Orman İdaresi tarafından açılan davalar yönünden ise, Kemer Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı dosyasına konu taşınmazların CXI, CXII ve CXIII numaralı 2/b blok parselleri olduğu, eldeki davada yargılama konusu olan alanların ise P.CI, P.CII ve PXVIII numaralı poligonlar kapsamında kaldığının, başka bir deyişle ile Kemer Kadastro Mahkemesi 1994/1085 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılama konusu olan alanlar ile eldeki dava konusu taşınmazların aynı yerler olmadığının 31.04.2022 tarihli müşterek bilirkişi raporu ile belirlendiği, aynı raporda dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın toprak ve bitki örtüsü incelemesinde eylemli orman niteliğinde olduğu, eğiminin %20-25 aralığında olduğunun tespit edildiği, mahkeme gözleminde de üzerinde doğal bitki örtüsü olan kızılçam ağaçlarının bulunduğu belirlendiği gerekçeleriyle..." davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, müdahil Hazinenin davasının reddine, birleşen davalarda davacı ... İdaresinin 1 36... numaralı parsel haricindeki parsellere yönelik davalarının reddine, 1 35... , 1 34... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 1 36... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, beyanlar hanesine; ''6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır. Taşınmaz eylemli ormana dönüşmüştür." şerhinin yazılarak, dava konusu taşınmazın kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "...uzman bilirkişi kurulu tarafından sunulan 31.04.2022 tarihli raporda, dava konusu parsellerin, Kemer Kadastro Mahkemesinin 2018/6144 Esas, 2020/2334 Karar sayılı kararıyla iptal edilen CXI, CXII, CXIII nolu 2/B blok parselleri kapsamında olmayıp, halen mevcut ve geçerli P.XVIII ve CI numaralı blok parselleri olarak orman sınırları dışına çıkarılan ve tahdidi kesinleşen orman sayılmayan alanda kaldıklarının belirlenmiş olmasına göre davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının iptaline yönelik istemlerinin reddine; dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın ise eylemli olarak orman niteliğinde olması nedeniyle davalılardan ... adına kullanıcı şerhi konulmasına yönelik kadastro tespitinin yerinde olmadığı belirlenerek bu parsel hakkındaki istemin kabulü ile yapılan kullanım kadastrosu tespitinin iptaline ve beyanlar hanesine 2/B şerhi ile taşınmaz eylemli ormana dönüşmüştür şerhi konulmasına karar verilmesinde ve ayrıca 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince bu karar nedeniyle Orman İdaresi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili, birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı ... vekilinin davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf ettiği, ne var ki İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2022 tarihli ek kararıyla, istinaf başvurusu süresinde olmadığından davacı ... vekilinin 01.09.2022 tarihli istinaf talebinin reddine karar verilmesine karşın davacı ... vekilinin 02.09.2022 tarihli ek kararı istinaf etmediği halde, Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararına karşı temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacı ... vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığından diğer taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğinden, davacı ...'nun Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşünce istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanımış olur ki bu durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu açıklamalar ışığında, İlk Derece Mahkemesi ek kararını istinaf etmeyen davacı ..., vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararını temyiz hakkı olmadığı anlaşıldığından, davacı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Birleşen davalarda davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.