Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili ile terkini davasında, objektif değer artışı, faiz ve terkin hükmüne ilişkin itirazların istinaf ve temyiz incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini talepli davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı davacı idare tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerlemesinde gelir metodunun uygun olduğunu, ancak Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ve terkin hükmü kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve davanın kabulüne karar vermiştir. Davacı idarenin bu kararı temyiz etmesi üzerine, temyiz mercii, kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/11 E.  ,  2025/13562 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/4501 Esas, 2024/3575 Karar
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/285 Esas, 2024/469 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 367 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın 4 ay içerisinde sonuçlanmamasından kaynaklı kamulaştırma bedeline işletilen faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak ve dava tarihinden itibaren hesaplanmış olmasını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın yola terkinine ilişkin hüküm kurulmadığını, fen raporunun eki sayılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arazi vasfında kabulü ile, kuru kapama zeytin olarak tespit edilen niteliğine uygun olarak, dava tarihi olan 2023 yılı (verimde 2 yıllık ortalama alınacak şekilde) veri cetveline göre bulunan net gelire göre kamulaştırma bedeli hesaplanarak, kuru tarım arazisinde kapitalizasyon faizi %5 kapitalizasyon faizi ile aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulanarak sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak terkin hükmü kurulmaması doğru olmadığı gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden, eldeki davada 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan dönem için faiz işletilmesinin de yerinde görülmediği belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.