Yargıtay, Ummandaki işyerinde çalışan işçinin ücret, fazla mesai ve tatil alacakları davasında, Umman hukukunun uygulanması ve bir yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle davanın reddine dair bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı, Ummandaki işyerinde kaynak ustası olarak çalıştığı davalı şirketlerden, ücretlerin düzenli ödenmemesi ve fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedenleriyle haklı fesih yaptığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarını talep etmiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmişken, Bölge Adliye Mahkemesi, müşterek ve müteselsil sorumluluk prensibi gereği her iki davalı için de Umman hukukunun uygulanması gerektiğine ve Umman İş Kanununun 7. maddesine göre davanın fesihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığına hükmederek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiş, Yargıtay ise Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/541 E., 2025/2145 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş MahkemesiSAYISI : 2019/24 E., 2022/654 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin Umman’daki işyerinde kaynak ustası olarak 27.09.2014-05.01.2017 tarihleri arası çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerin düzenli ödenmemesi ve fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini, 06.30-18.30 saatleri arasında ve her gün saat 20.00'ye kadar devam ettiğini, dinî bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını, Umman mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemeleri yetkili görülürse de iş sözleşmesi gereği Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının çalışmasının istifa ile sona erdiğini, tüm alacaklarının ödendiğini ve ibraname alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında bir ilişki bulunmadığını, müvekkili Şirketin Umman’da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulandığı, davacının özel sebeplerle istifa ederek ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamadığı, işyeri kayıtlarına göre fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin eksik ödendiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müştereken ve müteselsilen sorumluluk durumunda davalılardan birinin ileri sürdüğü uygulanacak hukuk itirazından diğer davalının da yararlanması gerektiği, aksinin kabulü hâlinde aynı alacak yönünden farklı kararların verilmesi durumunun söz konusu olacağı, bu durumda da yargılamanın karmaşıklığı yanında çelişkili hususların ortaya çıkmasına neden olacağı açık olduğundan somut olayda her iki davalı yönünden de Umman hukukunun uygulanması gerektiği, her iki davalının da süresinde ibraz ettikleri cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduklarından Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesi gereğince davanın fesihten itibaren 1 yıllık sürede açılması gerekli olup dava 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, dava tarihi gözetildiğinde içtihat değişikliği nedeniyle davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ... Şirketinin Türk hukuku uygulanmasına itirazı olmadığını, bu nedenle Umman hukuku uygulanmasının hatalı olduğunu, 2. Türkiye İş Kurumu sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 3. Zamanaşımı süresinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.