Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizini esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddedilmesiyle onanması üzerine, sanık müdafiinin temyiz başvurusunda, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, müştekinin aracını tamir için rızasıyla sanığa bıraktığı ve sanığın iş yeri çalışanı olduğu dikkate alındığında ancak güveni kötüye kullanma suçunun tartışılabileceği yönündeki iddiaları; Yargıtay tarafından yapılan incelemede, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik bulunmadığı ve bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/17786 E.  ,  2025/21473 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/856 E., 2022/939 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sanığın atılı suçu işlediği kabul edilse dahi ...'ın söz konusu iş yerinin çalışanı konumunda olduğuna, iş yeri sahibinin de (süre konusunda ihtilaf olsa da) bunu doğruladığına, dolayısıyla bu aşamada müştekinin kendi rızası ile tamir edilmek üzere bıraktığı araç için sanığın hırsızlık suçununı işlemesinin söz konusu olamayacağına, bu durumda ancak güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığının tartışılabileceğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.