Mirasçıların murisin hayat sigortası vefat tazminatı talebinin, önceden var olan kalp hastalığının beyan edilmediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine Yargıtaya taşınan uyuşmazlık.
Özet: Mirasçıların, murisin kredi borcu kapsamında yapılan hayat sigortası poliçesinden vefat tazminatı talebi, sigorta şirketinin murisin poliçe öncesinde var olan ve ölümüne neden olan kalp rahatsızlıklarını beyan etmeyerek sigorta sözleşmesindeki tam ve doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle ödeme yapmamasını konu almaktadır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve bu durumun sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektireceğini tespit ederek davayı reddetmiş; davacılar ise murisin aydınlatılmadığını, beyan ihlali olmadığını ve tıbbi tanının hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2893 E., 2023/370 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI : 2018/842 E., 2022/151 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'in vefatından önce ... şubesinden kredi kullandığını, murisin 19.10.2017 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilleri adına bankaya başvurulduğunu ve davalı sigorta şirketi adına yapılan poliçelerden doğan hak ve alacakların mürtehin sıfatı ile bankanın alması ve diğer hak ve alacaklarının müvekkillerine ödenmesinin talep edildiğini, ancak sigorta şirketinin poliçelerden doğan yükümlülüklerini hiç yerine getirmediğini, murisin mirasçılarından müvekkilleri dışındaki diğer mirasçısı ...'in mirası red ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL belirsiz hak ve alacaklarının murisin ölüm tarihi 19.20.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, tazminat talep hakkının daini mürtehine ait olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435/1. maddesi gereğince sözleşmenin yapılmaması veya daha ağır şartlarda yapılmasını gerektiren hususları bildirmekle yükümlü olup sigortalının bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, poliçe akdedilme tarihinden 4 yıl önce 2013 yılında sigortalıya aterosklerotik kalp hastalığı, koroner arter hastalığı ve hipertansiyon hastalıkları tanısı konulduğunu, sigortalının vefatına sebebiyet veren hastalıklarını sigorta sözleşmesinden önce var olduğunu beyan etmediğini, beyan yükümlülüğünün ihlali nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacıların murisinin TTK'nın 1435 ve ... Sigortaları Genel Şartları C.2-2 maddelerine aykırı olarak sözleşmeden önce var olan ve tedavi gördüğü kalp hastalığını poliçenin tanzimi esnasında sigorta şirketine bildirmeyerek tam ve doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumun sigorta poliçesine ve teminatına aykırılık oluşturduğu, muris tarafından beyan edilmeyen rahatsızlığın sigortacının akdi yapmaması veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek hallerden olduğu, sözü edilen hastalık ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve 6502 sayılı TKHK'nın 5. maddesi kapsamında haksız şarttan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; bankanın acenta sıfatıyla sigorta işlemlerini bizzat yaptığını, sağlık beyanlarına ilişkin formların matbu olduğunu, sigortalının bilgilendirilmediğini ve aydınlatılmadığını, 2013 yılından beri devam eden sigorta ilişkisinde davalı sigorta şirketinin sigortalının sağlığı hakkında her türlü sağlık kuruluşundan SGK'dan bilgi alma ve araştırma yetkisini aldığını, sigorta şirketi tarafından hastanın sağlığına ilişkin gerek sözlü gerek yazılı bilgilendirme yapılmadığından bilgilendirme formu ve sigorta poliçesinden bir suret verilmediğini, sigortalının beyan ihlalinin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunun da bilimsel olmayan tamamen varsayımlarla hazırlandığını, muris ...'e koroner arter hastalığı tanısı konulmadığını, rapor ve reçetelerinde yazan koroner arter hastalığı tanısının sehven yazıldığını düşündüklerini, müteveffaya muayenelerinde bilgisayarlı tomografik anjiyografi ve/veya konvansiyonel invazif koroner anjiyografi tetkikleri yapılmadığını, bu nedenle tıbbi olarak kalp damar hastalığından bahsedilemeyeceğini, aksine ...'in geçirmiş olduğu ameliyat öncesinde koroner anjiyografi yapıldığını ve kalp damarlarının tamamen normal olduğunun görüldüğünü, müteveffanın rahatsızlığı konusunda yeterli uzman görüşü alınmadığını, herhangi bir üniversite hastanesinden tamamen kardiyoloji uzmanlarından veya birden fazla kardiyoloji uzmanından oluşturulacak heyetten rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; ... Sigortası Poliçesinden kaynaklı vefat tazminatı talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.