Kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazda irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili istemiyle açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davalı idare tarafından kamulaştırmasız olarak taşınmaza enerji nakil hattı geçirilmesi üzerine açılan irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; davalı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu ve değerleme yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiş ancak harç miktarı yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasıyla davanın kabulü yönünde karar verilmiş ve davalı idare bu kararı da temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3247 E.  ,  2025/12805 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/973 Esas, 2024/2200 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/206 Esas, 2023/223 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., Mahallesi 6040 parsel (yeni 82 74... parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını, taşınmazın acele kamulaştırılmasına rağmen altı aylık makul süre içerisinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını, taşınmazın kamulaştırılması için davalı idareye başvurulduğunu, ancak uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek pilon yeri ve irtifak hakkı karşılığı olarak belirlenecek tazminat bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen irtifak hakkı ile pilon yerinin davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza acele el koyma kararına istinaden el atıldığını, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, taşınmazın üzerinden geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle değer düşüklüğü oranının çok yüksek belirlendiğini, enerji nakil hattının taşınmazın kullanımını engellediğinden söz edilemeyeceğini, taşınmazın üzerinde daha önce tesis edilmiş olan irtifak haklarının araştırılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen değer düşüklüğü oranının yerinde olduğu, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, ancak Yargıtay kararları doğrultusunda nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; nispi vekâlet ücreti ve nispi harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında dava konusu taşınmazın şehven arsa vasfında olduğu belirtilmişse de taşınmazın arazi vasfında olduğu anlaşılmış olup, davalı idare tarafından enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atılan arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinde sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerekmektedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.