Kadastro mahkemesince tapusuz taşınmaz üzerinde davacının zilyetlikle iktisap talebinin, imar ihya ve yirmi yıllık nizasız fasılasız zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmesi ve bu kararın temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı, kadastro sırasında malik haneleri açık bırakılan tescil harici taşınmazların yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı ve sera yapıldığı tespit edilse de, eski tarihli hava fotoğrafları ve jeodezi raporlarına dayanarak sınırların belirsizliğini, imar ihya faaliyetlerinin eksikliğini ve zilyetlikle iktisap için gereken yirmi yıllık sürenin tamamlanmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, davacının önceki bilirkişi raporları ve yerel tanık beyanlarına atıfta bulunarak yaptığı temyiz başvurusu ise üst mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2159 E.  ,  2025/7106 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/17 E., 2024/12 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Mersin ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 2.608,03 metrekare yüzölçümlü ve ... parsel numaralı 1.764,34 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Mersin ili .... ilçesi .... köyü merkezinde bulunan doğusu yol, batısı davacıya ait tapulu yer ve evi, kuzeyi tescil dışı arazi ve güneyi de yine yol olan yaklaşık 5.000 metrekare yüzölçümlü portakal bahçesi olan tescil dışı taşınmaz ile yine .... ilçesi.... köyü merkezinde bulunan kuzeyi yol, güneyi ....'a ait çilek tarlası, doğusu ... tarlası ve batısı da yol olan yaklaşık 3.000 metrekare yüzölçümlü tescil dışı taşınmazların davacı tarafından 20 yılı aşkın bir süredir nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatı ile zilyet edinip, tasarruf ettiğini ileri sürerek, tescil harici taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... tarafından davalı Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, dava konusu parseller hakkında kadastro tutanakları düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davanın usul ve esastan reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " tapusuz taşınmazın imar ve ihyasına dayalı mülkiyetinin kazanılması imkanını veren şartların incelenmesine yönelik mahallinde 29.11.2023 tarihinde keşif yapıldığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlendiği, dava konusu yerin davacı tarafından kullanıldığının ve seranın yine davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, keşif sonrasında aldırılan bilirkişi raporunda taşınmazın orman, mera, otlak, yaylak, kışlak gibi kamu malları ile ilgisinin olmadığının belirtildiği, jeodezi yönünden yapılan incelenme değerlendirildiğinde; 1970,1978,19 86... yıllarında dava konusu taşınmazın sınırlarının belirli olmadığı, doğal veya yapay sınır işaretinin olmadığı, sınırlarının belirli hale getirilmediği, üzerinde tarımsal amaçlı tesis veya yapının bulunmadığı, doğal halli görünümde olduğu, imar ihya çalışmalarının olmadığının belirtildiği, mevcut hava fotoğrafları denetlenilerek raporun doğru olduğunun anlaşıldığı tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; imar ihya edilmiş uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde dava tarihinden geriye dönük 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmadığı ve davacı yönünden Kadastro Kanunu'nun 17... . maddelerindeki şartların gerçekleşmediği" gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin 2008/419 Esas sayılı kök dosyada bulunan 05.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda 20-25 yaşlarında 28 adet zeytin, 20-25 yaşlarında 50 adet turunçgil (portakal, limon) 15-20 yaşlarında 14 adet kayısı 30 yaşlarında 1 adet dut ağacı olduğu belirlemesi karşısında iş bu dosyada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 1990 yılında imar ve ihyasının tamamlanmamış olduğu yönündeki tespitin yanlış olduğunu, mahalli bilirkişi ...'ın dava konusu taşınmazın davacı tarafından nizasız fasılasız en az 20-25 yıldır ekilip biçildiği yönündeki beyanının dikkate alınmadığını beyan ederek, usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.