Hazine adına orman dışına çıkarılan 2/B arazisinde kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında görev, tescil ve kullanım hakkı iddialarının temyiz yoluyla incelenmesi.
Özet: Davacılar tarafından, hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve kadastroda Hazine adına tarla olarak tespit edilen taşınmazın kendi kullanımlarında olduğu ve yüzölçümünde hata bulunduğu iddiasıyla yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin Hazine adına tescil ve davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesi yönündeki kararı, Yargıtayca görevsizlik nedeniyle bozulmuş, dosya görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş ve asliye hukuk mahkemesinin benzer yönde karar vermesi üzerine Hazine vekili, eksik inceleme ve davacıların kullanımı için haklı bir neden bulunmadığı gerekçesiyle bu kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/4411 E.  ,  2025/6349 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/459 E., 2017/448 K.
Taraflar arasındaki Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Sandıklı Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sandıklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 2 52... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin olağan şekilde tamamlanıp kesinleştirilmesi için dosyanın bu parsel yönünden Kadastro Müdürlüğüne iadesine, 2 48... parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Afyonkarahisar ili Hocalar ilçesi ... köyünde bulunan 2 52... parsel sayılı 10.597,48 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, Orman Kadastro Komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine kullanıcıları belirtilerek "2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhi ve tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edildiğini, dava konusu bu taşınmazın müvekkillerine kayınpederleri ...’dan intikal ettiğini ve uzun yıllardır ekip biçtiklerini, taşınmazın yüzölçümünün alanının 27.000 m² olduğunu, alanın hatalı tespit edildiğini belirterek, beyanlarına uygun tespit edilecek yüzölçüme göre listenin düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sandıklı Kadastro Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2012/6 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararı ile; 2 52... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin olağan şekilde tamamlanıp kesinleştirilmesi için dosyanın bu parsel yönünden Kadastro Müdürlüğüne iadesine, 2 48... parsel yönünden davanın kabulü ile bu taşınmazın 9.338,59 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, bu kısmın tarla vasfı ile Hazine adına tescili ile 1/2'şer paylarla davacıların kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu (A) harfi ile gösterilen 9.338,59 m²lik taşınmazın 11.05.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen Orman Kadastrosunda, 2 48... parsel sayılı orman parseli içinde kaldığı ve bu yere ilişkin kadastro tutanağının kesinleştiği, dolayısıyla eldeki davaya bakmakla, genel Mahkemelerin görevli olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevi kapsamında kalmayan davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Kadastro Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Sandıklı Kadastro Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/9 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Asliye Hukuk Mahkemesince Verilen Karar
Sandıklı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve esas numaralı kararı ile; 2 52... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin olağan şekilde tamamlanıp kesinleştirilmesi için dosyanın bu parsel yönünden Kadastro Müdürlüğüne iadesine, 2 48... parsel yönünden davanın kabulü ile bu taşınmazın 9338,59 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, bu kısmın tarla vasfı ile Hazine adına tescili ile 1/2'şer paylarla davacıların kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ve delillerin hatalı değerlendirildiğini, kararda her ne kadar Hazine adına tarla vasfı ile tesciline hükmedilmiş ise de davacıların bu taşınmazı kullandıklarını gösteren haklı bir nedenin olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; 27 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından düzenlenen, 16.08.1977 tarihli işe başlama tutanağına göre dava konusu taşınmazın bulunduğu Sandıklı ilçesi ... köyünde 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman tahdidi yapılmış ve kesinleşmiştir.
Yukarıda tarihi belirtilen işe başlama tutanağı ile "1946 yılında yapılan tahdidin aplikasyonu, noktaların ihyası ve sonrasında 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde çalışması" sürecine başlandığı, 27.10.1977 tarihinde işi bitirme tutanağının düzenlendiği, 13.03.1978 tarihinde askı mazbatasının düzenlendiği ve mazbatada çalışmaların ilan edildiğinin belirtilmiş olduğu, ancak askı ilan tutanağının gelen evraklar içerisinde olmadığı,
Aynı Kadastro Komisyonu tarafından 21.09.1984 tarihli işe başlama tutanağı ile "Sandıklı ilçesi sınırları içinde bulunan ormanların 6831 sayılı Kanununa göre kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarına" başlandığı, iş bitirme tutanağının 23.09.1984 tarihinde düzenlendiği, bu çalışmaya ait askı ilan tutanağının da gelen evraklar içerisinde olmadığı, belirtilen tutanakları ilk kez dosyaya kazandıran 19.09.2012 tarihli Orman Genel Müdürlüğü yazı cevabında "Ekip 2. madde uygulamalarının komisyonun vereceği kararlar doğrultusunda kesinlik kazanacağından itirazlı ve itirazsız bütün 2. madde uygulamalarının 1984 yılında 27 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 2896 sayılı Kanuna göre incelendiği ancak bu tutanaklar henüz ilan edilmediğinden yapılan uygulamaların kesinlik kazanmadığı" belirtildiği anlaşıldığından 1977 yılında yapılan çalışmaların kesinleşip kesinleşmediği hususu netleşmemiştir.
Dosya arasında bulunan 54 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından düzenlenen 08.05.1987 tarihli işe başlama tutanağına ve devamı belgelere göre "... Köyü sınırları içinde 3116 sayılı Kanun'a göre sınırlandırması yapılan ormanlarda 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalşmaları ile evvelce sınırlandırması yapılmış olup da herhangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunun ve 2/B md uygulaması" yapıldığı, çalışmanın 21.05.1987 tarihinde bitirildiği ve akabinde aynı çalışmaya ilişkin şekli ve hukuki noksanlıkların düzeltilmesi çalışmasının 03.09.1987 tarihinde tamamlanarak 02.03.1989 tarihinde Valilikçe onaylandığı, çalışmanın ilan edilerek 12.11.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yine, eldeki dava sürecinin başlamasına sebep gösterilen 2012 yılında 5831 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro çalışması bulunmakta olup, bu çalışma kapsamında düzenlenen kadastro tutanağında "2 52... parsel numaralı taşınmazın 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan P.XXII blok parsel dahilinde olduğu, tapuda 18.04.1990 tarih ve 32... sayfa numarası ve 2 48... parsel numarası ile kayıtlı 2/B blok parseli sınırları içinde kaldığı tespitinin yapıldığı" tespit edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün 27.02.2017 tarihli yazısında; ... köyünde ilk tesis kadastro çalışmasının 19.01.2007 tarihinde kesinleştiği, 2 48... numaralı (orman) parselinin ilk geldisinin 2 48... parsel olduğu; 2 48... , 24, 25, 26, 28... nolu parsellerin 2 48... parselle birleştirilmesi sonucu 2 48... parselin oluştuğu belirtilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğünün 30.05.2016 tarihli yazı cevabının ekinde bulunan, 139 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca hazırlanan 03.05.2016 tarihli inceleme raporunda "5831 sayılı Kanun kadastro uygulaması sırasında tespit edilip kesinleşen 6890, 6891, 6892, 2141, 2142, ... numaralı OS noktalarına ait kordinatların, orman kadastro haritalarının ve tutanaklarının 2. ve 2/B madde güncelleme projeleri ve arazi üzerindeki mevcut noktalarının incelenmesinde; arazideki mevcut durum ve 3302 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek 4. maddesi uygulamasıyla tescil edilmiş olan durumun ekteki krokide gösterildiği, mevcut durumda ... nolu OS noktasının yanlış aplike edildiği ve diğer noktalarında buna göre yerleştirilerek aplike edildiği ve tescilin buna göre yapıldığı.... XXII numaralı 2/B madde parselindeki noktaların hatalı aplike edilerek tescillerinin de bu hatalı aplikasyona göre yapıldığı görülmüş olup ... nolu OS noktasının 25.08.1977 tarihli ve 6 nolu aplikasyon tutanağında tarif edildiği gibi "... tarlası ile ... tarlasının müşterek doğu ucuna" çekildiğinde diğer noktaların olması gereken yerlere geldiğinin, parselin aplikasyonu sırasında sistematik bir kayma olduğunun tespit edildiği" belirtilmiş, Sandıklı Orman İşletme Şefliğinin 16.02.2016 tarihli Afyonkarahisar Orman işletme Müdürlüğüne yazdığı yazı ile sınır düzeltmesi yapılması için komisyon kurulmasını talep etmiş, Mahkemece bu sürecin akibeti sorulduğunda ise Hocalar Orman İşletme Şefliğinin 18.11.2016 tarihli yazısında kendileri tarafından yapılan yada yapılması planlanan herhangi bir düzeltme işlemi bulunmadığı cevabı verilmiştir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında; dava konusu taşınmazın yerinin doğru tespiti açısından 2 48... parselin tüm tedavülleri (kadastro tutanağı, kadastro tutanağına dayanak varsa eski tapu kayıtları), davacıların hak sahibi olduğu belirtilen 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 2 52... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre 2012 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında düzenlenen kadastro tutanağında geçen 18.04.1990 tarih ve 32... sayfa numaralı zabıt kaydının ve 2 48... parsel numaralı tapu kaydının tüm tedavülleri, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği; dosyaya içinde mevcut 139 nolu Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenmiş 03.05.2016 tarihli inceleme raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede sınırı düzeltme işleminin yapılıp yapılmadığı sorulup varsa buna ilişkin evraklar ile iş bu ilamın 2 numaralı değerlendirme bendinde ayrıntısı izah edilen 1977 yılında yapılan kadastro çalışmalarının askı ilan tutanağı ilgili kurumlardan getirtilmeli ve 1977 yılında yapılan kadastro çalışmasının kesinleşip kesinleşmediği Orman Genel Müdürlüğünden (ilgili alt biriminden) tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmalıdır.
1977 yılında yapılan kadastro çalışmasının kesinleşmediğinin anlaşılması halinde bu çalışmaya ilişkin belgeler dikkate alınmaksızın, bu çalışmanın kesinleştiğinin anlaşılması halinde bu çalışma da dikkate alınarak önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, Orman Kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın Orman Kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, netice itibariyle dava konusu bölümün 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi yada 2/B maddesinde düzenlenen alanda kaldığının duraksamaya neden olmadan tespiti halinde 18.11.2013 tarihli korkide (A) harfli yerin davacıların fiili kullanımında olduğunun tespitine; aksi takdirde orman kadastro sınırları içinde olup 6831 sayılı Kanun'un 2 yada 2/B maddeleri kapsamında olmayan yerlere ilişkin beyanlar hanesine kullanıcının yada muhdesatının şerh verilmesinin mümkün olamayacağı düşünülerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.