9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı davasında, mağdurun yaşı konusundaki yanılma savunmasının değerlendirilmemesi nedeniyle eksik gerekçeli mahkumiyet kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Özet: Yargıtay, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı onanan sanığın temyiz başvurusunu değerlendirerek, ilk derece mahkemesinin sanığın mağdurun yaşı konusunda yanıltıldığı yönündeki savunmasını ve Türk Ceza Kanununun 30. maddesindeki hata hükümlerinin uygulanabilirliğini yeterince araştırmadan karar vermesini eksik gerekçe kabul etmiş; bu nedenle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozarken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kanun yolu aşamasında temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini ise reddetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1300 E., 2017/1361 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : İstinaf Başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın eksik araştırmayla ve hatalı olarak verildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin tatbiki ile hukuka aykırı olan kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, suçun sübut bulduğuna, sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi ile takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmenin gereğine belirlenmiştir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Soruşturma aşamasında sanığın olay öncesinde mağdurenin kendisine yirmi bir yaşında olduğunu, mahkeme aşamasında ise mağdure ile yakınlaştıktan sonra mağdurenin kendisine on sekiz yaşından küçük olduğunu söylediği şeklindeki savunmaları, mağdurenin yaşı konusunda sanığı yanıltıp yanıltmadığı hususunda herhangi bir beyanının bulunmaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın savunmasındaki hususlar mağdureden sorulduktan sonra olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.