Yargıtay, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı, para cezasının hapse çevrilmesi ihtarı ibaresindeki hukuka aykırılığı düzelterek onadı.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı, istinaf başvurusunun reddi üzerine temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunduğunu, yargılama sürecinde esas ve usul yönünden bir isabetsizlik olmadığını tespit etmiştir. Ancak, adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilme koşullarına ilişkin ifadede yer alan kanun maddesi atfının hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu ibarenin hükümden çıkarılması suretiyle kararı düzelterek esastan onanmasına karar vermiştir. Böylece sanığın mahkumiyeti, sadece para cezasına ilişkin teknik bir ifade düzeltmesiyle kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1533 E., 2024/1149 K.SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan ReddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıGaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/446 Esas, 2024/105 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a-b, 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1533 Esas, 2024/1149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, lehe hüküm uygulanma talebinin karşılanmadığına yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine fiziki takibe başlandığı, bir süre sonra sanığın kullanıcı tanık ... . ve ... . ile ile buluştuğu, tarafların camii avlusu içerisinde birbirlerine bir şeyler alıp verildiğinin görüldüğü, taraflar ayrıldıktan sonra kullanıcı tanıkların durdurulduklarında üzerilerinde metamfetamin maddesi ele geçtiği, alınan ifadelerinde söz konusu maddeyi sanıktan aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettikleri iddiasına ilişkin olarak, 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; istihbarati bilgi, fiziki takip tutanağı, uzmanlık raporu, kullanıcı tanık ifadeleri ve teşhisleri, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerledirildiğinde; suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş olup, sanık hakkında uygulanabilecek lehe kanun maddelerinin uygulandığı hususları da göz önüne alınarak; sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda (2) numaralı bentte belirtilen husus dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine, "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 106/3. Maddesinde gösterilen usul uyarınca hapse çevrileceğinin" yazılmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1533 Esas, 2024/1149 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan, “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 106/3. maddesinde gösterilen usul uyarınca" ibaresinin çıkarılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 11.11.2025 tarihinde karar verildi.