Hakaret suçundan mahkumiyet kararında, sanığın akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyet raporlarındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumundan giderilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinafça onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın cezai ehliyetine ilişkin daha önceki raporlar arasındaki çelişki ve güncel UYAP kayıtlarındaki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri bilgisi nedeniyle, suç tarihinde 5237 sayılı Kanunun 32. maddesi kapsamında fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğini belirlemek üzere Adli Tıp Kurumundan kapsamlı bir rapor alınmasının zorunlu olduğu, bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespitiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/7577 E.  ,  2025/16636 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2406 E., 2022/2307 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereği rapor alınması gerektiğine, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna bu nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
11.03.2019 tarihli ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ... ve ... Hastanesi raporunda sanığın 23.10.2018 tarihli hakaret eylemi yönünden akıl zayıflığının olduğu ancak isnat edilen suça yönelik cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesi, aynı tarihli kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin başka bir dosyada alınan 28.11.2019 tarihli ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin raporunda ise cezai ehliyetinin bulunmadığı yönünde görüş beyan edilmesi ve güncel UYAP kaydında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulandığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden suç tarihi itibarıyla atılı suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca KDZ. Ereğli 1 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2025 tarihinde karar verildi.