Uygulama kadastrosuyla oluşan parsel yüzölçümü farklılıklarına ilişkin kadastro tespitine itiraz davasında, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi incelemesi nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Taşınmaz yüzölçümünde uygulama kadastrosu sonrası meydana gelen azalma iddiasıyla açılan kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma ilamına rağmen eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuyla davanın reddine karar vermesi üzerine, Yargıtay davanın esasıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılmadığını, özellikle tesis kadastrosu sırasında meydana gelmiş olabilecek sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatalarının tespiti için mahallinde yerel ve teknik bilirkişilerle birlikte detaylı keşif yapılması gerektiğini, pafta uyumsuzluklarının nedenlerinin teknik yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını tekrar bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/1619 E.  ,  2025/6321 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2023/29 E., 2024/68 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Antalya ili Kumluca ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ...adına kayıtlı bulunan 1 22... parsel sayılı 2.928,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada - parsel numarasıyla ve 1.549,89 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan 1 22... parsel sayılı 25.237,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada - parsel numarasıyla ve 25.636,50 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ...vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait Antalya ili Kumluca ilçesi ... Mahallesi 1 22... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde uygulama kadastrosu yapıldığını, yapılan çalışma sonrasında taşınmazın 2.925,61 metrekare olan yüzölçümünün 1.549,89 metrekareye düşürüldüğünü, ...taşınmazı küçülürken komşu parsel olan davalılara ait 1 22... parselin ise yüzölçümünün arttığını ileri sürerek, yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., duruşmada davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan önceki yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı ...vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; bu kez davacı ...vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Bozma ilamında özetle; "Mahkemece, dosya arasında bulunan 29.08.2019 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... , ... ve ...’ın hazırladığı raporu, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir." gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davacı ve davalı beyanları, yapılan keşif, keşifte dinlenen tespit bilirkişiler ve mahalli bilirkişiler, özellikle teknik bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesine ilişkindir. Yapılan keşif sonucu mahkememize sunulan hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporda, tesis kadastro paftası ile uygulama paftası çakıştırılmış, yapılan güncelleme işleminin Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine uygun olarak yapıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda ...parselindeki eksikliğin, tesis kadastrosu esnasında OS 322 numaralı noktasının hatalı değerlendirilmesi neticesi öncesi ...parseli içinde yer alan bir kısım yerin uygulama kadastrosu ile tescil harici bırakıldığını, bir kısmının da yola terk edildiğinin ifade edildiğini, belediyelerin davaya dahil edilmesi talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.