Kadastroda orman parseli olarak hazineye tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve davacı adına tescili davasında, değişen iddiaların ve mülkiyetin ispatlanamaması nedeniyle reddi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, kadastro çalışmaları sırasında orman parseli olarak tescillenen taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ederek tapu iptali ve adına tescil talebinde bulunmuş, taşınmazı başlangıçta akrabasından hibe senedi ile aldığını beyan etmiş, yargılama sürecinde ise kısmen babasından miras, kısmen de akrabasından edinim şeklinde iddiasını değiştirmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, babadan bağışın ispatlanamaması ve kullanımın tereke adına olması gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmış, temyiz incelemesinde ise yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak temyiz istemini reddedip onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/3167 E.  ,  2025/6361 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1346 E., 2024/1668 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Almus Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2024/87 K.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı ve adli yardım istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, adli yardım talebinin reddine, duruşma isteminin ise değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili Almus ilçesi ... köyünde kain 1 81... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın orman parseli içerisinde bırakılarak davalı Hazine adına tespit edildiğini, kadastro çalışmalarında il dışında olduğundan dolayı askı ilânlarına süresinde itiraz edemediğini, taşınmazın öncesinde akrabası ...'ye ait olup 15.04.1993 tarihli hibe senedi ile taşınmazı kendisine verdiğini ileri sürmüş olup, bilahare yargılama sırasında ise; taşınmazın 1/6 sının babasına, 5/6 sının ise akrabası ...’ye ait olduğunu, onun hissesini de kullandığını, 1993 te ise taşınmazı kendisine verdiğini ileri sürerek, dava konusu 1 81... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/66 Esas ve 2021/38 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; verilen hükmün, davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1105 Esas ve 2021/1322 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma sebebiyle hüküm kaldırılmak suretiyle yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının dava dilekçesindeki iddiasının dava konusu taşınmazın teyzesi ...'den hibe senedi ile devraldığına ilişkin olduğu ancak, davacının sonrasında iddiasını değiştirerek çekişme konusu taşınmazın 1/6 sının babasına, 5/6'sının ... halasına ait olduğuna yönelik beyanda bulunduğu, davacının iddiasını genişlettiği, davacının bu beyanının sözlü ıslah olarak kabul edilse dahi keşifte alınan beyanlarda özetle dava konusu yerin davacının dedesine ait olup, taşınmazlarının erkek çocukları arasında paylaşıldığı, dava konusu yerin davacının babasına düşen yer olduğu ancak davacının babasının davacıya bağışladığı iddiasının ispatlanamadığı, davacının kullanımının tereke adına olması sebebiyle kendi adına tescil talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.