Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret ve kesin nitelikteki görevi yaptırmamak için direnme suçlarından istinaf reddi kararını temyiz incelemesi sonucu onadı.
Özet: Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; görevi yaptırmamak için direnme suçuna dair hükmün kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiş, hakaret suçu yönünden ise eylemin sabit olduğu ancak kamu görevlisine karşı işlenen hakaretin aynı zamanda kutsal değerlere yönelik olması sebebiyle cezanın orantılılık ilkesi gereği alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği belirtilmesine rağmen, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bu hususta bozma yapılamayarak temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/10142 E.  ,  2025/16622 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/241 E., 2023/301 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu,
Hakaret suçundan verilen hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, tanıklar ve mağdurun beyanlarının birebir aynı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, tehdit boyutuna ulaşan bir eylem olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine bu ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın kamu görevlisine karşı hakaret eylemi sırasında aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 125/3-c maddesi kapsamında mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere de hakaret etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde düzenlenen eylemle cezanın orantılı olması gereğine aykırı olarak, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2025 tarihinde karar verildi.