Diyarbakır Çınarda davalı adına kazandırıcı zamanaşımı ile tespit edilen parsellerin kadastro tespitine Hazine ve kişilerin itirazı, mera vasfı, aktif husumet ve tescil talepli temyiz davası.
Özet: Diyarbakır ili Çınar ilçesinde yer alan, kadastro tespiti ile kazandırıcı zamanaşımı yoluyla davalı şahıslar adına tescil edilen çok sayıda parselin, gerçek kişilerce mera vasfının korunması talebiyle ve Hazine tarafından ise tespitin hatalı olduğu, taşınmazların orman veya hali arazi niteliğinde olup Hazine adına tescil edilmesi gerektiği iddialarıyla yapılan itirazların birleştiği davada, ilk derece mahkemesi gerçek kişilerin mera vasfında tescil talebi yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/4387 E.  ,  2025/6317 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1733 E., 2024/1511 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/465 E., 2022/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 47... parsel sayılı ve 5.513,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 7. maddesine göre 20.03.2019 tarihinde yapılan kadastro tespiti sırasında, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirtilerek susuz tarla niteliğiyle davalı ... adına; 3 48... parsel sayılı ve 337,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirterek arsa niteliğiyle davalı ... adına; 3 48... parsel sayılı ve 9.858,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirterek sulu tarla niteliğiyle davalı ... adına; 3 48... parsel sayılı ve 4.937,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirterek sulu tarla niteliğiyle davalı ... adına; 3 60... parsel sayılı ve 6.196,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirterek betonarme ev ve arsası niteliğiyle davalı ... adına; 3 60... parsel sayılı ve 793,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının davalı lehine gerçekleştiği, taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı belirterek bahçe niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Asıl dosya davacıları ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; dava konusu 3 47... , 6, 7, 8, 9, 10, 3 48... , 4, 6, 7, 9, 3 60... , 5 numaralı parsellerin davalılar adına tespit edildiğini, yapılan tespitin iptali ile mera vasfının devam etmesini talep etmişlerdir.
3. Birleşen 2021/18 Esas sayılı dava dosyası davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi 3 47... ve 7 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalinin de mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.)) tapuya kayıt ve tescilini dava ve talep etmiştir.
4. Birleşen 2020/559 Esas sayılı dava dosyası davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi 3 48... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalininde mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
5. Birleşen 2020/558 Esas sayılı dava dosyası davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi 3 48... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalininde mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; '' tefrik edilen taşınmazlar sonrasında kalan 3 47... , 3 48... , 7 ve 9 ile 3 60... ve 5 sayılı parseller yönünden asıl dosya davacı gerçek kişilerin mera vasfında tescil edilmesinde gerçek kişilerin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartlarından olan aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, birleşen 2021/180, 2020/5 59... /558 Esas sayılı dosyalar yönünden dava edilen taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sonucu senetsizden tutanak maliki davalılar adına tespit gördüğü, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin dava konusu 3 47... sayılı parselin mera olup hayvan otlatmak amacıyla, 3 48... ve 3 48... sayılı parsellerin ise davalılar ... ve ... tarafından ot biçmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri, 3 47... , 3 48... ve 3 48... sayılı parsellerin tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında zirai faaliyete konu edilmediği, hava fotoğraflarında 3 47... sayılı parselin komşularıyla birlikte bir bütün olarak 3 47... sayılı mera parseliyle, 3 48... ve 9 sayılı parsellerin ise komşu 3 48... sayılı mera parseliyle benzer lokasyonda olduklarının göründüğü, taşınmazların bitki örtüsü bakımından mera özelliği taşıdığının ziraat bilirkişi raporunda belirtildiği, hava fotoğraflarında 3 48... ve 9 sayılı parsellerin bir kısmının çevresi, içerisinden toplanan yığma taş duvarla çevrili olduğundan harita bilirkişisince kullanım emarelerinin bulunduğu belirtilip bu durum yerel bilirkişilerin taşınmazın ot biçmek amacıyla kullanıldığına yönelik beyanlarıyla uyumlu olsa da gerek taşınmazların komşu mera parseliyle benzer vasıf ve lokasyonda olması, gerek taşınmazın mera bitkilerini içermesi gerekse taşınmazın kullanıldığını destekleyen çevresindeki taş duvarın çevrede otlayan hayvanların girmesini engellemek amacıyla yapılması karşısında taşınmazların evveliyatının mera olup geçmişte aynı mera bütünlüğü içinde kullanıldığı, niteliği itibariyle büyük kara parçası olan mera ile bir bütün olarak 3 48... ve 9 sayılı parseller arasında ayırıcı bir unsur bulunmayıp taşınmazların aynı bütünlük içinde kaldığı hava fotoğraflarından da net bir biçimde göründüğü, aynı durumun 3 47... ve 3 47... sayılı mera parseli için de geçerli olduğu, dava konusu 3 47... , 3 48... ve 3 48... sayılı parsellerin mera sayılan alanlardan olduğu, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmaya ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 14. maddelerinin meralar hakkında uygulanamayacağı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrasında açıkça meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı ve amacı dışında kullanılamayacağı'' gerekçeleriyle, asıl dosya davacıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen 2021/180, 2020/5 59... /558 Esas sayılı dava dosyalarının ayrı ayrı kabulüne, Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi 3 48... , 3 60... ve 3 60... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 3 47... , 3 48... ve 3 48... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile mera özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ..., ..., ...'ın istinaf incelemesi yönünden; "Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesinde kain 3 47... numaralı parsel 1984, 20 02... yıllarında parselin dış sınırları belirgin olmadığı, zirai faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir kulanım emarelerin mevcut olmadığı, ham ve bakir nitelikte olduğu, komşu 3 47... numaralı parselle benzer görünümünde olduğu, 1984, 20 02... yıllarında imar ihyanın mevcut olmadığı, 3 48... numaralı parselin fen bilirkişisi tarafından (A) harfi ile gösterilen yerin 1984 yılında dış sınırları belirgin olmadığı, zirai faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir kullanım emarelerin mevcut olmadığı, ham ve bakir nitelikte, komşu 3 48... numaralı parselle benzer görünümünde olduğu, (B) harfi ile gösterilen yerin doğu sınırları yığma taşla kısmen belirgin olduğu, zirai faaliyetin bulunmadığı, ancak kulanım emarelerin mevcut olduğu, 20 02... yıllarında 3 48... numaralı parselin fen bilirkişisi tarafından (A) harfi ile gösterilen yerin dış sınırları belirgin olmadığı, zirai faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir kulanım emarelerin mevcut olmadığı, ham ve bakir nitelikte olduğu, komşu 3 48... numaralı parselle benzer görünümünde olduğu, (B) harfi ile gösterilen yerin doğu sınırı kısmen yığma taşla belirgin olduğu, zirai faaliyetin bulunmadığı, kulanım emarelerin mevcut olmadığı boş vaziyete olduğu, 3 48... nolu parselin 1984 yılında fen bilirkişisi tarafından (A) harfi ile gösterilen yerin dış sınırları belirgin olmadığı, zirai faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir kulanım emarelerin mevcut olmadığı ham ve bakir nitelikte komşu 3 48... numaralı parselle benzer görünümünde olduğu, (B) harfi ile gösterilen yerin doğu ve güney sınırları yığma taşla belirgin olduğu, zirai faaliyetin bulunmadığı, ancak kulanım emarelerin mevcut olduğu, 20 02... yıllarında dava konusu 3 48... numaralı parsel fen bilirkişisi tarafından (A) harfi ile gösterilen yerin dış sınırları belirgin olmadığı, zirai faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir kulanım emarelerin mevcut olmadığı, ham ve bakir nitelikte olduğu, komşu 3 48... numaralı parselle benzer görünümünde olduğu, (B) harfi ile gösterilen yerin doğu ve güney sınırı yığma taşla belirgin olduğunu, zirai faaliyetin bulunmadığı, kulanım emarelerin mevcut olmadığı, boş vaziyete olduğu, 3 48... ve 9 numaralı taşınmazlarda 1984 yılında kısmen imar ihya yapıldığı ancak 20 02... yıllarında imar ihyaya ara verildiği bu haliyle 3402 sayılı Kanun'un 11. ve 17.maddelerinde yazılı koşulların gerçekleşmediği'' belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine; birleşen dosyada davacı Hazine vekilinin istinaf incelemesi yönünden; ''Diyarbakır ili Çınar ilçesi ... Mahallesi 3 48... , 3 60... ve 3 60... parsel sayılı taşınmazlar yönünden Hazinenin açtığı davanın bulunmadığı, bu davada taraf olmadığı, istinaf isteminde sadece davanın taraflarının bulunabileceği, bu parseller yönünden kurulan hükmü istinaf etme ehliyeti bulunmadığı'' belirtilerek istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, tüm taşınmazlar yönünden Hazine lehine karar verilmesini, taşınmazların kadim mera olduğunu, zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmayacağını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.