Taşınmazın orman vasfı ve kadastro tespitine itiraz davasında, kesinleşen orman tahdidi sonrası hukuki yarar ve bilirkişi raporu çelişkileri üzerine Yargıtayın temyiz incelemesi.
Özet: Davacıların miras yoluyla edindiği ve tapuda tarla vasfında kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmalarıyla orman vasfında hazine adına tespit edilmesine itiraz ve tescil talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince ve istinaf incelemesinde taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı ve hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş olup, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince de onandıktan sonra davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/330 E., 2023/446 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/14 E., 2022/60 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım isteğinin reddine, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddine, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca 1940 yılında yapılıp 29.11.1941 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak kesinleşen Orman Kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılıp 22.01.2020 tarihinde ilan edilen sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu, sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, evvelce sınırlaması yapılmış yerlerde aplikasyon ve tüm ormanlarda 2/B uygulaması vardır. Dava konusu taşınmaz olan eski 4208 parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına 14.04.1959 tarihinde senetsizden tescil edildiği, daha sonra murislerine intikal ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince Ankara ili Ayaş ilçesi ... Mahallesi ... mevki, 1 01... parsel numarasıyla ve 42.096,19 metrekare yüzölçümlü olarak yenileme yapılmış olup, 23.05.2011 tarihinde tapu malikleri arasında yapılan rızai taksim ile 1/3'er pay ile tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara ili Ayaş ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... (eski 4208) parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında olduğunu, davacıya murislerinden intikal ettiğini, davacının taşınmazda hissesinin bulunduğunu, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazın davacı ... tüm hak sahipleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin orman vasfı taşıdığını, davacının talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, usul ve esastan reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın "dava konusu taşınmazın askı ilan süresi içerisinde açılan aplikasyon çalışmaları sırasında orman sınırları içine alınmadığı, 30.06.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre "128 nolu orman kadastro komisyonunca tahdit tutanaklarından, tahdit krokisinde yer alan semt açısı değerleri, mesafelerden yararlanıldığı, tahdit tutanakları, ölçü değerleri ve tahdit krokisi ile zemindeki durum arasında çelişki olmadığı orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tariflerinin zemin ile uyumlu olduğu görülerek 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında taşınmazın (A) rumuzu ile gösterilen bölümün orman sınırları içinde kaldığı hak düşürücü süre dolduktan sonra kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılamayacağı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "kesinleşen orman tahdidi dışında kalan yere ilişkin davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının olmadığı, tahdit dışında kalan kesim yönünden davanın kabulü yönünde hüküm kurulamayacağı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığının araştırılmadığını, çekişmeli yere komşu olan 1 01... parsele ilişkin Orman İdaresi tarafından açılan davanın Ankara Batı Kadastro Mahkemesinin 2014/86 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararıyla reddine ilişkin davanın da Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, anılan dava dosyasının emsal olduğunu, maki tefrik komisyonunun kurulup kurulmadığının araştırılmadığını, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararı bulunamadığından orman tahdidinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, eski tarihli memleket haritasında orman olarak gözükmediğinden memleket haritasındaki durumunun esas alınması gerektiğini, çekişmeli taşınmazın orman olmadığını, tahdit dışında kalan kesim bulunduğu halde davanın tümden reddedilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulamasına itiraz ile taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371.maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.