Antalya Kemerdeki 975 parselin mera vasfı tespiti ve tahsisi kararının iptali ile tapu tescil talebinin, hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddedilerek istinaf ve temyizde onaylanması.
Özet: Davacılar tarafından hazine adına tespitli bir taşınmazın mera tahsisinin iptali ve kendi adlarına tescili talebiyle açılan davada, tescil talebi harç eksikliği nedeniyle atiye bırakıldıktan sonra, mera tahsisinin iptali talebi ilk derece mahkemesince hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle reddedilmiş; bu karar istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesince usul ve kanuna uygun bulunarak esastan reddedilmiş, son olarak da temyiz incelemesinde bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/896 E., 2025/571 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/606 E., 2022/557 K.Taraflar arasındaki mera tahsisinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili (duruşmalı olarak) tarafından temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R Kadastro sırasında; Antalya ili Kemer ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 975 parsel sayılı taşınmaz 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan tapulama çalışmalarında çalılık vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın, 4342 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın etrafında bulunan eski 518, 532, 519, 515, 521, 529, 528, 527, 526, 525, 5 24... nolu parseller ile bir bütün halinde iken, 1981 yılında kadastro işlemine tabi tutulduğu ve bu komşu parsellerin tamamının davacıların murisleri adına tespit edildiğini ileri sürerek, 23.11.2021 tarih ve 537 sayılı Antalya İl Mera komisyon kararının iptaline, mera kapsamına alınan 975 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "davacıya tapu iptali ve tescil yönünden harcı tamamlaması için süre verildiği, davacı vekilinin 11.11.2022 tarihli dilekçesi ile davayı atiye bıraktıkları, bundan dolayı yargılama sırasında tapu iptal ve tescil yönünden dosya tefrik edilerek harcın tamalanmaması nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve aktif dava açma yetkisi bulunmadığından davanın mera tahsisinin iptali yönünden reddine" karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olma ihtimalinin bulunmadığını, yörede mera ihtiyacı bulunmadığını, mera ortak kullanım alanı olup müvekkillerinin de meranın bulunduğu yörede ikamet eden, komşu parsel sahibi kimselerden olduğunu, mera tahsis kararına itiraz etmek için mülkiyet hakkına dayanmanın şart olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,615,40 TL davacılar tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.