İşçilik alacağı davasında, uzun süren yargılama nedeniyle enflasyondan kaynaklı aşkın zarar talebinin somut delillerle ispat edilememesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi red kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Önceki bir işçilik alacağı davasının uzun süresi ve enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybı iddiasıyla munzam (aşkın) zarar talep eden davacının açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının temerrüt faizini aşan somut ve özel bir zararı ispat edemediği gerekçesiyle talebi reddetmiş; dosyanın temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme de, ileri sürülen enflasyon ve değer kaybının tek başına aşkın zararı oluşturmadığı, bu tür zararın özel olarak kanıtlanması gerektiği ve davacının ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle alt mahkemelerin kararını onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/6436 E.  ,  2025/9688 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/66 E., 2025/2852 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ilgın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/1063 E., 2024/667 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirket aleyhine işçilik alacağı davası açtığını, Mahkemenin Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, kararın kesin olduğunu, davanın 6 yıldan fazla sürdüğünü, davacının çalıştığı dönemler baz alındığında, ortalama 6 aylık alacağının bulunduğu hesabı ile güncel alacağının 60.000,00 TL olması gerektiğini, oysa Mahkemenin verdiği karara ve uygulanacak faizi ile birlikte bile bir asgari ücret bedeli kadar hak edişinin olmadığını, aradaki farkın munzam yani aşkın zarar olduğunu belirterek aşkın zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aşkın zarar davasına konu işçilik alacakları davasının kesinleşmediğini, buna göre aşkın zarardan söz edilemeyeceğini, aşkın zarar şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi durumuna özgü şekilde somut olarak ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin dolaylı yönden ekonomik nedenlere ilişkin olduğu, uğradığı somut bir zararın ispatlanamadığı, talebin aşkın zarar olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Miktarın çok önemli ölçüde değer kaybettiğini,
2. Enflasyon dolayısıyla paranın değerinin düşmesi ve alım gücünün azalması olgularının alacaklının ayrıca zararını ispat yönünden kanıt getirmesi gerektirmeyen fiilî karineler olduğunu,
3. Yemin teklifinin reddinin hatalı olduğunu,
4. Bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davada varlığı iddia olunan aşkın (munzam) zarar olgusunun ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.