Kadastro tespitine itiraz davasında taşınmazların orman vasfı, zilyetlikle kazanım şartları ve bozma sonrası hazine adına tescil kararının temyiz incelemesi.
Özet: Mersindeki iki parsel taşınmazın kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesi taşınmazları orman vasfıyla Hazine adına tescil ederek davanın tamamını kabul etmiş; ancak Yargıtay, taşınmazların orman niteliği taşımadığı, davalının ise zilyetlikle kazanma şartlarını karşılamadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuş, bozmaya uyarak yeniden yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesi davayı tekrar kabul etmiş olup, bu son karar davalı vekili tarafından temyiz edilerek Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2024/2068 E.  ,  2025/6301 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1253 E., 2024/107 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davalı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce tarafından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında; Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... mevkii 2857 parsel sayılı 3000,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla; aynı yer 2861 parsel sayılı 2288,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, zeytinlik ve tarla vasfıyla, 30.01.2017 tarihinde ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ham toprak vasfında olduğunu ve kullanıcısının bulunmadığını, zilyetllikle kazanma koşullarının da oluşmadığını belirterek, davalı adına olan tespitlerin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, dava konusu Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi 2857 parsel sayılı taşınmazın kiraz bahçesi vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 2857 parsel sayılı taşınmazın kütüğünün beyanlar hanesine "1- Fen bilirkişiler ...'nün 19.03.2018 havale tarihli raporunda gösterilen taşınmazın tamamı üzerinde bulunan kapama kiraz bahçesinin 1...2 TC kimlik numaralı ... oğlu ...'e aittir." şeklinde şerh düşülmesine, dava konusu 2861 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline
karar verilmiş: İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 2857 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 3000,22 m² yüzölçümüyle orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi ... mevki 2861 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 2288,37 m² yüzölçümle orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2021/10806 Esas ve 2023/933 Karar sayılı ilamıyla; "dava konusu taşınmazlar, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olup, 2857 parselin eğiminin % 20, 2861 parselin eğiminin ise % 29 olmasının, tek başına taşınmazların orman olduğu anlamına gelmeyeceği, aynı zamanda 6831 sayılı Kanun'un ve Dairemizin de aradığı anlamda az yukarıda açıklandığı üzere toprak muhafaza karakteri taşıması da gerektiği, ancak orman bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere 2857 parselin %20, 2861 parselin %29 eğiminin yanında toprak muhafaza karakteri taşımadıkları, dolayısıyla orman olmadıklarının sabit olduğu, yine 2857 parselin dışarıdan toprak taşınarak tarım arazisi haline getirildiği, zilyetliğine ara verildiği ve üzerinde 2 yıldır tarım yapıldığı anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda taşınmazın kapama erik bahçesi olduğu belirtilmiş ise de, erik ağaçlarının 1-2 yaşlarında oldukları, 2861 parselin ise, her ne kadar 30 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı ve imar ihyasının tamamlandığı belirtilmiş ise de, imar ihyasının tam olarak ne zaman tamamlandığının belirtilmediği, taşınmazın hali hazırda % 50 - 60 taşlık vaziyette olduğu ve üzerinde yaşları yaklaşık 60 - 70... adet aşılanmış zeytin ağacı bulunduğunun belirlenmiş olması karşısında, taşınmazın yüzölçümünün 2288, 37... olduğu gözetildiğinde, taşınmazın ekonomik amaca uygun kullanımının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalının, dava konusu taşınmazlar üzerinde kanunun aradığı anlamda imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarını sağlamadığı anlaşıldığına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin, her iki parsel yönünden davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı Hazinenin talebi de gözetilerek, her iki taşınmazın da tespitteki niteliğiyle Hazine adına tescili ile ağaçların yaşları ve tespit tarihi dikkate alındığında, 3402 sayılı Kanun'un 19/2 inci maddesi gereğince, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 2861 parsel üzerindeki muhdesatların davalıya ait olduğuna dair şerh verilmesi gerekirken, taşınmazların salt eğimleri gözetilerek, %12 nin üzerinde eğim olan yerlerde taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıyacağının kabulü ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 2857 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 3000,22 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 2861 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 2288,37 m² yüzölçümüyle ve zeytinlik ve tarla vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde mevcut 9 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.