Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanık hakkında dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetti.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, suç tarihi ile mahkumiyet tarihi arasında Türk Ceza Kanununun ilgili maddesinde belirtilen sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, yerel mahkemenin kamu davasının düşürülmesi gerekirken mahkumiyet kararı vermesinin hukuka aykırı bulunması üzerine bozulmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda, Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle doğrudan düşmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/10409 E.  ,  2025/21324 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/439 E., 2025/30 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 10.05.2016 tarihinden, mahkûmiyet tarihi olan 13.03.2025 tarihine kadar geçtiği anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.