Yargıtay, kadastro tespitine itiraz davasında gayrisahih vakıf arazilerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisabının mümkün olduğunu değerlendiren istinaf kararının temyiz incelemesini yaptı.
Özet: Samsundaki taşınmazların kadastro tespitine itiraz davasında, davacı zilyetlikle kazanım iddiasıyla kendi adına tescil isterken, asli müdahil Orman İdaresi bir parselin orman vasfında olduğunu, davalı vakıf ise taşınmazların sahih vakıf malı olup zilyetlikle kazanılamayacağını savunmuştur; ilk derece mahkemesi taşınmazların kadim tarım arazisi olduğu, davalı vakfın gayrisahih nitelikte olması ve davacının 40 yılı aşkın zilyetliği nedeniyle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davayı kabul edip davacı adına tescile karar vermiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince, yüksek yargıtay içtihatları doğrultusunda gayrisahih vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilebileceği gerekçesiyle reddedilmiştir.

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1008 E., 2024/1186 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Havza Kadastro MahkemesiSAYISI: 2023/21 E., 2024/21 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.Kararın asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; Samsun ili Asarcık ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 12... , 5, 18, 1 95... , 1 96... , 1 96... , 3, 1 98... ,1 99... , 2 26... , 8 ve 2 28... parsel sayılı taşınmazlar, ... Vakfına ait ... tarihli ... Hudutnamesinin kapsamında kalmakta olup, vakıf mallarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisaplarının mümkün bulunmadığı belirtilerek ... Vakfı adına tespit edilmiştirÇekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılarak 18.05.20 07... .06.2007 tarihleri arasında ilan edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazları kadastro tespitlerinin iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil Orman İdaresi müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu 1 98... parselin orman olduğundan bahisle, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu parsellerin kadim tarım arazisi vasfında oldukları, uzun yıllardır bu şekilde kullanıldıkları, orman vasfında olmadıkları, davalı vakfın gayrisahih vakıf olduğu ve gayrisahih vakıflara ait taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olduğu, çekişmeli taşınmazların davacının 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine, dava konusu Samsun ili Asarcık ilçesi ... Mahallesi 1 12... , 5, 18, 1 95... , 1 96... , 3, 1 98... , 2 26... , 8, 2 28... ve 1 99... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.Asli müdahil Orman İdaresi vekili istinaf dilekçeside; bilirkişi raporlarında yapılan inceleme ve araştırmalar sathi olup, yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığını, bu nedenle de raporlar arasında çelişki bulunduğunu, eksik inceleme raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçeside; vakıfnamenin eksik ve hatalı olarak incelendiğini, ... Vakfının sahih vakıf olduğunu, esasen vakıf taşınmazlarının türü ve niteliği ne olursa olsun bunların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, Mahkemece vakıfnamenin dışında kaldığı gerekçesiyle vakfa ait zikredilen taşınmazların davacı yan leline tesciline hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Yüksek Yargıtayın birçok kararında (Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/12353 Esas ve 2016/2231 Karar sayılı ilamıyla; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve 2015/12353 Esas, 2016/2231 Karar sayılı ilamıyla; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1341 Esas, 2022/3463 Karar sayılı ilamı) "çekişmeli taşınmazların vakfiye kapsamında kalmadığı, vakfiye kapsamında kalsa dahi ... Vakfı’nın gayrisahih nitelikte olması nedeniyle taşınmaza zilyet olan kişinin zamanaşımı yoluyla taşınmazı iktisap edebileceği açıklanarak, davacı taraf yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin" belirtilmesine ve davalı adına tespit yahut tescil edilip çekişmeli taşınmazların bulunduğu çalışma alanında yer alan birçok taşınmaza ilişkin Yüksek Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemelerinde de gerçek kişiler adına zilyetlik ile edinme koşullarının oluştuğunu kabul etmiş olmasına göre, davalı vakfın gayri sahih vakfı olduğu hususunda Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararları bulunduğundan vakfın niteliğinin gayri sahih vakfı olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" belirtilerek, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.