Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, orman yangını gönüllülerinin sağlık raporlarının aile sağlığı merkezlerinden alınmasının yeterli olduğuna ilişkin düzenlemeyi onayan kararı temyizen inceleyerek temyiz istemini reddetti.
Özet: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, orman yangınlarıyla mücadelede görev alacak gönüllülerin sağlık raporlarını aile sağlığı merkezlerinden almasının yeterli sayılmasını öngören yönetmelik maddesindeki ibarenin iptali istemini reddeden alt derece mahkemesi kararını onamıştır; bu kararda, tehlikeli işlerde çalışacak personelin sağlık açısından engelinin olmaması gerektiği, aile hekimlerinin birinci basamak sağlık kuruluşu olarak rapor düzenleme yetkisinin bulunduğu ve söz konusu ibarenin raporun alınabileceği asgari bir kurumu belirlediği, davacının yeni bir rapor türü ihdas edildiği ve sağlık kriterlerinin belirsiz olduğu yönündeki itirazlarının ise hukuka uygunluk denetiminde kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2023/2920Karar No : 2024/2626 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 15/03/2023 tarih ve E:2019/7338, K:2023/1218 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 11/09/2019 tarih ve 30885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde parantez içinde yer alan “(Aile sağlığı merkezlerinden alınması yeterlidir.)” ibaresinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 15/03/2023 tarih ve E:2019/7338, K:2023/1218 sayılı kararıyla;Orman yangınları ile mücadelenin, tehlikeli işlerden olup kaza ve can güvenliği riski taşıması, değişken arazi yapısı, ülkemizin orman yangınları açısından riskli olan Akdeniz iklim kuşağında yer alması, zemin ve hava koşulları nedeniyle söndürme faaliyetlerinde görev yapacak personelin sağlık açısından tehlikeli işlerde çalışabilmek için engelinin olmaması gerekliliği üzerine, birinci basamak sağlık kuruluşu olan ve rapor düzenleme yetkisine sahip aile hekimleri tarafından da sağlık raporu düzenlenmesinde kanuna ve hukuka aykırılık görülmediği, Ayrıca her ne kadar davacı tarafından öne sürülen yeni bir rapor türünün ihdas edilmiş olduğu ve aile hekimlerince hangi sağlık kriterleri göz önüne alınacağının ve ne tür bir rapor verilmesi gerektiğinin açık olmadığı iddia edilmiş ise de; Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin Ek 5. maddesinde yer alan formata uygun olarak düzenlenmiş bir raporun verilmesi gerektiği, kaldı ki dava konusu edilen cümlede yer alan ''yeterlidir.'' ibaresinden gönüllü olarak görev yapacak kişilerin bu raporu aile hekiminden almak zorunda olduklarına dair emredici bir ifade olmadığı, istenildiği takdirde yetkili diğer mercilerden bu raporu alabilecekleri, söz konusu ifade ile raporun alınabileceği asgari bir kurumun belirlendiği anlaşılmakla davacının bu iddiasına da itibar edilmediği,Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bu dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'ye dayalı olarak verilen Daire kararının yerinde olmadığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 15/03/2023 tarih ve E:2019/7338, K:2023/1218 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.