Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında sulu zeytin bahçesi vasfındaki taşınmazın değeri, kapitalizasyon faizi, objektif değer artışı ve Anayasa Mahkemesi kararlarının yasal faize etkisi üzerine istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi kamulaştırma bedelini belirleyip davanın kabulüne karar vermiş; bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesi davacı idare vekilinin istinafını reddederken, davalılar vekilinin istinafını kısmen kabul ederek kararı düzelterek yeniden hüküm kurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, taşınmazın sulu kapama zeytin bahçesi olarak değerlendirilmesi, belirli kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı uygulanması ile davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görmemiş; ancak Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedeline işletilecek faize ilişkin güncel kararı ışığında temyiz incelemesi devam etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3168 E.  ,  2025/12794 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2511 Esas, 2025/199 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/450 Esas, 2024/248 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 30 02... parsel sayılı taşınmazın 150, 52... lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın pilon yeri olarak davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi suretiyle kamulaştırma bedelinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 13.01.2024 tarihinden karar tarihi olan 05.04.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faizi ve tüm nemalarıyla birlikte davalılara tapudaki hisseleri oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi olarak kabul edildiği hâlde, sulama kaynağının, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için yeterli olup olmadığının bilirkişi raporunda açıklanmadığını, taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alınmasının doğru olmadığını, zeytin bitkisinde uygulanması gereken var yılı yok yılı hesabı yapılmadığını, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmaza dava tarihi değil karar tarihine en yakın tarih itibarıyla değer biçilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin yüksek enflasyon karşısında uğranılan zararı gidermeye yetmediğini, Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli esas alınarak %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması ve taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınıp tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu; ancak, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, bu nedenle tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle kamulaştırma bedeline faiz işletilmesi yönünden dayanak kanun maddesinin kalmadığını, kamulaştırma bedeline faiz işletilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte uygulanacak olan faizin yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.