Eczacıya Sahte Reçete Nedeniyle Uygulanan Cezai Şart ve Sözleşme Feshi İşlemlerinin Hukuka Uygunluğunun Yargıtay Denetiminden Geçerek Sonuçlanması.
Özet: Bir eczanenin sahte reçete iddiasıyla uygulanan cezai şart ve sözleşme feshi işlemine karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından iki kez bozularak, yeni protokol hükümleri doğrultusunda tekrar incelenmesi sonucunda; eczanenin sözleşme feshine ilişkin kurum işleminin iptal edildiği, kurum zararı olarak istenen reçete bedellerinin iade edilmeyeceği, eczacıya uygulanan cezai şart miktarının 494.187,16 TL olarak belirlendiği ve eczacının 102.057,94 TL cezai şart bedelinden borçlu olmadığının tespit edildiği yönündeki mahkeme kararının, temyiz incelemesi sonucu bozmaya uygun bulunarak onandığı bir hukuki süreç yaşanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/602 E., 2023/10 K.Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı Kurumun 01.07.2013 tarihli yazısı ile 2007, 20 08... yılı Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün ilgili maddelerini dayanak göstererek müvekkili hakkında toplam 596.245,10 TL cezai şart uyguladığını ve sözleşmesini 7 (yedi) yıl süreyle feshettiğini, Kurum zararı olarak reçete bedeli toplamı olan 52.236,52 TL.yi tahsil edeceğini bildirdiğini, davalı Kuruma fatura edilen reçetelerin sahte olmadığını, uzman hekimler tarafından düzenlendiğini, kaldı ki müvekkilinin reçetelerin sahte olup olmadığını bilemeyeceğini ileri sürerek; davalı Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, muarazanın giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu Kurum işleminin mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 03.07.2015 tarihli kararıyla; davaya konu sahte reçetelerin davalı Kuruma fatura edilmesinde davacı eczacının kastının bulunduğu, bahse konu reçeteler üzerinde davacı eczacı ve çalışanlarınca tahrifat yapıldığı, reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın davacı eczacı çalışanına ait olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında tesis edilen Kurum işleminin sözleşmenin feshi ve reçete bedeli yönünden; sözleşmenin 3 ay süre ile feshine, toplam 22.913,08 TL reçete bedelinin faiziyle birlikte tahsiline şeklinde uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 05.04.2018 tarihli ilamla; tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 Protokolü ile dava konusu cezai işlemin dayanağı olan 2012 Protokolünün (5.3.5) ve (5.3.14) maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı, Mahkemece aynı Protokolün (6.12) maddesi uyarınca 2016 yılı Protokolünün değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözden kaçırılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin 15.06.2021 tarihli kararıyla; 17.11.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptaline, muarazanın sözleşmenin devamı şeklinde giderilmesine, davacının 10.719,06 TL reçete bedeli ile 483.468,10 TL cezai şart bedelinden sorumlu olduğu, bakiye sahte reçete ve cezai şart bedeli toplamı olan 154.294,46 TL'den davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.3. Dairece verilen 17.05.2022 tarihli ilamla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, Mahkemece yargılama sırasında alınan 17.11.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alınarak, davaya konu sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptaline, Kurumca tahsil edilmiş olan reçete bedellerinin 2016 yılı Eczane Protokolünün (6.12) maddesi uyarınca geri iadesinin istenemeyeceğine, davacı hakkında cezai şartın toplam 494.187,16 TL olarak uygulanmasına, davacının 102.057,94 TL cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay ilamında hüküm kısmının net olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davaya konu sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptaline, Kurumca tahsil edilmiş olan reçete bedellerinin 2016 yılı Eczane Protokolünün (6.12) maddesi uyarınca iadesinin istenemeyeceğine, davacı hakkında cezai şartın toplam 494.187,16 TL olarak uygulanmasına, davacının 102.057,94 TL cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. IV. TEMYİZDairenin 23.06.2025 tarihli ilamıyla; temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına ve vekalet ücretlerinin hüküm altına alınan miktara göre belirlendiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavalı vekili;Mahkemece hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamada Protokolün (6.17) maddesinin dikkate alınmadığını, bu hususta rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı hakkında tesis edilen sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptali ile reçete ve cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uyulan bozma ilamında belirtilen esas ve usullerde araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğinin ve önceki karar ve bozma ilamı ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.