Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında kuru tarım arazisi değerlemesi, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı gibi unsurlara dair temyiz itirazları.
Özet: Davacı idarenin, bir tarım arazisi üzerindeki irtifak hakkının kamulaştırılması bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bedel tespiti ve tescil kararını kabul etmesinin ardından, bilirkişi raporundaki bedelin yüksekliği, kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artışı, değer düşüklüğü oranı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti gibi hususlarda itiraz ederek istinaf yoluna başvurması ve bölge adliye mahkemesinin bu başvuruyu esastan reddetmesi üzerine, aynı gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunarak kararın bozulmasını talep ettiği bir uyuşmazlıktır.
5. Hukuk Dairesi         2025/3070 E.  ,  2025/12788 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/644 Esas, 2024/3504 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/968 Esas, 2022/642 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., köyü 1 72... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlenmesinin doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi vasfında olmasına rağmen sulu tarım arazisi olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazda başka irtifak kamulaştırmaları nedeniyle oluşabilecek değer düşüklüklerinin araştırılması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasının ve davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen buğday, nohut, karpuz verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden metrekare birim fiyatının 12,97 TL olarak tespit edilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınmasında, dosya kapsamı ve taşınmazın özellikleri dikkate alınarak %265 oranında objektif değer artışı, %30 oranında değer düşüklüğü uygulanmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup kabul edilemeyeceğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, taşınmazın birim metrakare değerinin fahiş derecede yüksek belirlendiğini, değer düşüklüğü oranının çok daha düşük hesaplanması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilememesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.