Tapusuz taşınmazın tescili davasında mirasçıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ve hazinenin itirazları üzerine verilen kısmi kabul ve ret kararı.
Özet: Kadastro dışı bırakılan bir taşınmazın mirasçıları tarafından miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu tescili talebi üzerine açılan davada, mahkemece yapılan iki farklı kabul kararının Yargıtay tarafından zilyetlik araştırması yetersizliği ve elbirliği mülkiyetini ferdi mülkiyete çevirme hatası gerekçeleriyle bozulmasının ardından, yerel mahkeme, bozmaya uyarak belirli parsellerin davacılar adına miras payları oranında tesciline, bir kısmının reddine ve bir kısmının Hazine adına tesciline hükmetmiş; davalı Hazine temsilcisi ise kararı usul ve yasaya aykırı bularak, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve ispatın gerçekleşmediği gerekçeleriyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/76 E., 2025/128 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... mirasçıları olduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan taşınmaz bölümünün davacıların murisi tarafından imar-ihya edildiğini, taşımaza davacıların zilyet olduğunu ileri sürerek miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARI ve BOZMA Mahkemenin 18.10.2012 tarihli ve 2009/19 Esas, 2012/465 Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 25.829, 28... ve (B) harfi ile gösterilen 3.135, 50... yüz ölçümündeki taşınmazların davacıların miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 1.2 16... taşınmazın mera özel siciline tesciline dair verilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.04.2014 tarihli ve 2014/6478 Esas, 2014/4408 Karar sayılı kararıyla, “Mahkemece yapılan zilyetlik araştırmasının yeterli olmadığı, dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ait hava fotoğrafları üzerinden inceleme yapılması, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınması, mahalli bilirkişi ve tanıklara dava konusu taşınmazın imar-ihya edilip edilmediğinin sorulması gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.Mahkemenin 22.06.2023 tarihli ve 2014/3 13... /204 Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişi raporunda (A1) harfi ile gösterilen 6.776,38 m² taşınmazın davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında, (A4) harfi ile gösterilen 3.135,50 m²'lik taşınmazın davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında, (A2) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 9.981,32 m² taşınmazın davacı ... adına, (A3) harfi ile gösterilen 5.055,67 m²'lik taşınmazın davacı ... adına tesciline, fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 1.216 m²’lik taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar, davalı ... temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2025 tarihli ve 2024/985 Esas, 2025/106 Karar sayılı kararı ile fen bilirkişi raporunda (A1, A2, A3, A4) harfiyle gösterilen taşınmazlarda davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacıların tapusuz taşınmazın tescili davasını muris babalarının eklemeli zilyetliğine dayandırarak el birliği mülkiyeti şeklinde miras payı oranında açtıkları ve kendi zilyetlik süreleri müstakilen kazanma için yeterli olmadığından elbirliği mülkiyetini müstakil mülkiyete çevirecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün imar-ihya edilmediği açıklanıp (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu (A1), (A2), (A3), (A4) harfleri ile gösterilen taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlar üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; teknik bilirkişi raporunda (A1), (A2), (A3), (A4) harfleri ile gösterilen kısımların davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım hakkında açılan davanın reddine, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı ... temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığını, taşınmaz bölümlerinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, Medeni Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz bölümleri, 1972 yılında Adıyaman ili, Besni ilçesi, Taşlıyazı köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılmıştır. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozma kararı uyarınca işlem yapılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargıtay bozma ilamında, davacıların babalarının zilyetliğine dayanarak el birliği mülkiyeti şeklinde miras payı oranında dava açtıkları, bu sebeple davayı müstakil mülkiyete çevirecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak taşınmaz bölümlerinin davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği halde ayrı bir madde olarak hükmün devamında taşınmaz bölümlerinin ayrı ayrı gösterilmesi doğru değildir. Ayrıca ilk kararda fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği ve bu bölüm hakkında kurulan hüküm itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu halde Mahkemece kesinleşen bu bölüm hakkında ilk karardan farklı olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi de isabetsizdir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalı ... temsilcisinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının; B-), C-), D-) fıkraları ile devamında yazılı “ayrı parsel numaraları verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden çıkarılmasına, A ve E fıkralarının buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün 2. bendinin “... Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” kısmının çıkarılarak yerine “ mera özel siciline tesciline” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 438/7. maddesi gereğince bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Besni 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.