Antalyada Hazine adına tescilli taşınmazda davacının uzun süreli kullanımı iddiasıyla tapuya kullanıcı şerhi verilmesi istemli davanın görevsizlikler, bozma kararları ve taraf teşkili sorunları sonrası Hazine temyizi.
Özet: Davacının Hazine adına tescilli bir taşınmaz üzerinde otuz yıldır devam eden fiili kullanım hakkının tapu siciline şerh edilmesi talebiyle açılan davada, uzun ve karmaşık yargılama süreçleri ile çeşitli görevsizlik ve bozma kararları sonrasında ilk derece mahkemesi, önceki yüksek mahkeme bozma ilamına uyarak davacının 318 m²lik kullanım hakkının tapuya şerh edilmesine hükmetmiş; ancak Hazine tarafından temyiz edilen bu karar, taşınmazın 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosuna tabi olduğunun anlaşılması üzerine yüksek mahkemece tekrar incelenmeye alınmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/3131 E.  ,  2025/6263 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/890 E., 2023/580 K.
Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu Kadastro Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının diğer davalılar bakımından davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Antalya ili ... köyü çalışma alanında bulunan 575 parsel sayılı taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; uygulama kadastrosu sonucunda 282 53... parsel numarasını almıştır.
Davacı vekili 02.04.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava ve temyize konu 575 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğu iddiasıyla, bu taşınmaz üzerindeki hak sahipliğinin belirlenerek kaydın güncelleştirilmesini ve tapu siciline tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmış; Kadastro Mahkemesince; dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı tanzim edilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 son maddesine göre hakkında tutanak düzenlenmeyen yerle ilgili itiraz ve istekler ve davanın incelenmesinin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiş; işbu 09.03.2011 tarihli ve 2010/13 Esas, 2011/330 Karar sayılı görevsizlik kararı Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2011 tarihli ve 2011/15130 Esas, 14659 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bunun üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı; Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Mahkemece, önceki görevsizlik kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği göz ardı edilerek yeniden Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu" hususuna değinilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.03.2019 tarihli ve 2018/142 Esas, 2019/145 Karar sayılı "Kepez ilçesi ... köyü eski 575 parsel (Yeni 282 53... parsel) sayılı fen bilirkişisinin 18.10.2012 tarihli raporu ekinde bulunan krokisinde B harfi ile gösterdiği 636 m²'lik kısmın 1/2'si olan 318 m²'lik kısmın davacının kullanımında olduğunun tespitine ve bu hususun beyanlar hanesine tesciline” dair önceki hükmünün de temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.05.2022 tarihli ve 2021/3442 Esas, 2022/4461 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli 282 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden yasal hasım durumunda olan tespit maliki Hazineye husumet yöneltmeden ve usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna ..." işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve tapu maliki Hazine davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda; "dava edilen 575 parselin 386 m²lik kısmında yaklaşık 30 yıldır davacının kullanımı olduğu kanaatine varıldığından bu hususun beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davacının Tapu Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı Hazine bakımından ise davasının kabulüne Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 282 53... parsel (eski 575 parsel) sayılı taşınmazda fen bilirkişinin 18.10.2012 tarihli rapor ve ekinde bulunan (B) harfi ile gösterilen 636 m²lik kısmın 1/2'sine denk gelen 318 m²lik alanın davacının kullanımında olduğunun tespitine ve bu hususun tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilmiş olup, hüküm, dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda esas ve karar numarası yazılı Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında Kadastro Müdürlüğüne yazılan 14.04.2023 tarihli müzekkere ile dava konusu ... Mahallesi eski 5 75... ada 37 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup, buna istinaden dosya arasına gelen 18.04.2023 tarihli yazı cevabında, dava konusu 282 53... (eski 575) parsel sayılı taşınmaz için 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesine göre 2/B kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı ve bu kadastro çalışmaları sırasında mevzuat gereği 282 53... nolu parselin kütük sayfasının kapatılarak 282 53... parsel numarası aldığının bildirildiğinin görülmesi üzerine Dairemizin 19.12.2024 tarihli ilamı ile dava konusu taşınmaza ait kullanım kadastro tutanağının gönderilmesi istenilmiştir.
Geri çevirme kararı sonucunda dosya arasına gelen kullanım kadastrosu tutanağına göre; davaya konu (eski 575, uygulama kadastrosu sonucu 282 53... parsel sayılı) taşınmaz 282 53... parsel numarası altında ve 34411,26 metrekare yüzölçümü ile ve tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı ve krokisinde A3 ile gösterilen 411,56 metrekarelik kısmın 1999 yılından beri (davacı) ...'ın kullanımında olduğu ve üzerinde E2 ile gösterilen binanın da kendisine ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tarla vasfıyla tespit edilmiş ve işbu tutanak 15.05.2012 tarihinde kesinleştirilmiştir.
Buna göre; eldeki dava derdest iken dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosu tespiti yapılıp tutanak düzenlendiğine ve bu kullanım kadastrosu çalışması ile dava konusu taşınmazda davacı ... lehine kullanım şerhi verildiğine ve bu nedenle davacının; taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğu iddiasıyla, bu taşınmaz üzerindeki hak sahipliğinin belirlenerek kaydın güncelleştirilmesini ve tapu siciline tescili istemiyle açtığı işbu davada hukuki yararının kalmadığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de; kullanım kadastro yapılması sonucunda kütük sayfası kapatılan 282 53... parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesi dahi isabetsiz olup dahili davalı Hazine vekilinin hükme yönelen temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.