Araç satış sözleşmesindeki geri alım hakkının, sözleşmenin tarafı olmayan araç malikine karşı ileri sürülememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Davacı, maliki olduğu aracın satışında bir davalı ile geri alım hakkı sözleşmesi imzalamasına rağmen aracın diğer davalıya (sözleşmenin tarafı olmayana) devredildiğini, bu hakkını kullanamadığını belirterek aracın geri devrini veya güncel değeri ile satış bedeli arasındaki farkın tahsilini talep etmiştir. Mahkemeler, geri alım sözleşmesinin aracın mülkiyetini devralan davalı ile yapılmaması nedeniyle davacının geri alım hakkını araç malikine karşı kullanamayacağına ve adi yazılı sözleşmede tazminata yönelik bir belirleme bulunmadığına hükmederek davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde de bu kararın onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/91 E., 2025/479 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/423 E., 2024/381 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... arasında, müvekkilinin maliki bulunduğu 55... plaka sayılı vasıtanın satışı için 26/09/2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesi imzaladığını, araç satış bedelinin 350.000,00 TL olduğu hususunda tarafların karşılıklı olarak anlaştığını, davalı ...'ın üsteği üzerine araç devrinin davalının eşi olan diğer davalı adına yapıldığını, anılan sözleşmede kendisine geri alım hakkı tanındığını, ancak bu hakkını kullanamadığını, davalılara ihtar çekildiğini ancak olumsuz yanıt alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmede yer alan geri alım hakkını kullanmak ve 350.000,00 TL geri alım bedelini ödemek koşulu ile vasıtanın devrinin müvekkile yapılmasını, mümkün olmaması halinde ise, vasıtanın güncel bedelinin belirlenerek belirlenen bedelden vasıtanın sözleşme ile belirlenen 350.000,00 TL satış bedelinin düşülmesi suretiyle ortaya çıkacak bedelin, ihtarnamenin davalılara tebliğ tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili, her ne kadar ilgili satış sözleşmesinde geri alım hakkından bahsedilmiş ise de bu husus davacı tarafın müvekkil davalının aracı satmak istemesi durumunda öncelikle kendisine sorması ve onun olması durumunda bir üçüncü kişiye devrinin önlenmesi amacı ile yapıldığını, sözleşmenin de davalı ... ile davacı arasında yapıldığını, davalı ... ile herhangi bir sözleşme yapılmamış olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın geri alım hakkından kaynaklandığı, ancak geri alıma konu sözleşmenin yukarıda da belirtildiği üzere, resmi şekilde devri yapılan aracın maliki ile değil davalı............. ile yapıldığı, dolayısı ile sözleşmede nispilik ilkesi gereğince davacı tarafın geri alım hakkını araç malikine karşı kullanamayacağı, yine davacı tarafça vasıtanın devrinin mümkün olmaması durumunda sözleşme bedelinin talep edildiği, ancak resmi şekilde yapılan araç satış sözleşmesinde bedelin alındığı belirtildiğinden, davacı tarafça bedelin alınmadığının aynı kuvvette belgeler ile ispat edilmesi gerekeceği; dosya kapsamında bedelin ödenmediğine ilişkin bilgi belge olmadığı yine geri alıma konu adi yazılı sözleşmede, tazminata yönelik olarak bir belirleme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V.TEMYİZDavacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek geri alım hakkının kararlaştırılmış olmasına rağmen kullandırılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, öncelikle araç mülkiyetinin devri, mümkün olmaması halinde aracın güncel bedelinin tahsili istemine yönelik alacak istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasındaki geri alınan sözleşmenin araç mülkiyetinin devredildiği davalı ... ile yapılmamış olması ve geri alım hakkı kullanılamaması durumunun herhangi bir tazmin sorumluluğuna bağlanmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.