Kadastro mahkemesinde görülen davada, miras yoluyla elde edilen taşınmazların gayrisahih vakıf adına hatalı tescilinin iptali ile zilyetlik yoluyla kazanım ve yargılama usulü sorunları.
Özet: Samsunda davacıların miras yoluyla edindiği, uzun yıllardır tarım amaçlı nizasız ve fasılasız zilyetliği altında bulunan taşınmazların kadastro tespitiyle davalı vakıf adına kaydedilmesinin hatalı olduğu, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleriyle vakfiyenin bu yerleri kapsamadığı, davalı kurumun gayrisahih vakıf olması nedeniyle zilyetlikle kazanımın mümkün olduğu ve davacıların miras yoluyla edinimini teyit eden deliller ışığında, bu parsellerin davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/4572 E.  ,  2025/6262 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2023/47 E., 2024/31 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili Asarcık ilçesi ... Mahallesi 2 02... , 7, 9, 2 89... , 17, 20... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini, tespitin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların davacıya miras yoluyla intikal eden yerler olduğunu, her ne kadar tespit sırasında 1228 tarihli vakfıye hududnamesine dayanarak davalı vakıf adına tespit yapılmışsa da, köyde ne vakfı ne de vakıf taşınmazlarını bilen olmadığını, bu sebeple kadastro tespitinin iptali ile davacı müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir. Dosya, Kavak Kadastro Mahkemesi esasına kaydedilerek 2007/1470 Esas numarasını almıştır.
2. Orman İdaresi müdahale dilekçesinde; Samsun ili Asarcık ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 73... , 1 44... , 2 16... , 1 79... , 7, 8, 9, 10, 1 42... -2, 2 10... , 1 96... , 2, 3 43... ve 3 34... numaralı parseller ve birleşen dava dosyalarındaki taşınmazların davacılar adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili 14.03.2008 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ... Vakfından olduğunu ve vakfiye kapsamında yer aldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 117. maddesi "Vakıfların mallari üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz" şeklinde olduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.09.1976 tarihli ve 1976/3695-4004 sayılı kararının da vakıf mallar hakkında kazandırıcı zamanaşımının işlemeyeceği yönünde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımına istinaden bir hak elde ettiğinin düşünülemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kavak Kadastro Mahkemesinin 2007/1470 Esasında kayıtlı dosyasında kurulan hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2012/13631 Esas, 2013/2311 Karar sayılı ilamı ile orman niteliğiyle tesciline karar verilen taşınmazlara yönelik hükmün onanmasına, ... Genel Müdürlüğünün diğer parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma sonrası, Havza Kadastro Mahkemesi yargı çevresine bağlandığından Havza Kadastro Mahkemesinin 2013/77 Esasını almıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen davanın kabulü kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2021/12090 Esas, 2022/3466 Karar sayılı ilamı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 2 02... , 6, 2 89... , 16... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına; 2 02... ve 2 89... parsel sayılı taşınmazlara yönelik ise dava konusu taşınmazlara yönelik olarak eldeki dosya davacısı ... ile dava dışı ... tarafından ayrı ayrı dava açıldığı, bilahare her iki dava dosyasının birleştirildiği daha sonra, her iki dava dosyasının tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedildiği, eldeki dosyada dava konusu taşınmazların ... adına tesciline, tefrik edilerek Havza Kadastro Mahkemesinin 2018/136 Esas ve 2018/57 Karar sayılı kararı ile sonuçlandırılan dava dosyasında ise ... adına tesciline karar verildiği, aynı taşınmaza yönelik derdest olan tüm davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekirken ayrı ayrı yürütülüp sonuçlandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı ... Müdürlüğünün karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 06.06.2023 tarihli ve 2022/7173 Esas, 2023/3495 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Yargıtay bozma ilamına uyularak, davacısı ... olan İlk Derece Mahkemesinin 2022/13 Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirildiği, bozma ilamı sonrası dava konusu olan taşınmazların ... Vakfı adına tespit gördüğü, davacıların süresi içerisinde yapılan tespitin iptali için dava açtıkları, yapılan tüm keşifler sırasında dinlenen tespit ve mahalli bilirkişileri, dava konusu 2 02... ve 2 89... parsel sayılı taşınmazların davacılara babalarından miras kaldığını beyan ettikleri, keşifte uygulanan vakfiye hududnamesinin dava konusu taşınmazları kapsamadığı, ilgili taşınmazları davacıların uzun yıllar nizasız ve fasılasız tasarruf ve zilyetliği altında tarım arazisi olarak kullandıkları, ekip biçtikleri ve ayrıca davalı vakfın gayrisahih vakıf olduğu ve gayrisahih vakıflara ait taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olduğu, davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, dava konusu 2 89... parsel numaralı taşınmazın tamamının ... adına, 2 02... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisse oranında davacılar ... ve ... adlarına tescili hususunda tarafların feragat ve muvafakatı yönüyle de anlaşmış oldukları birlikte değerlendirildiğinde, davacıların davasının kabulüne, asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ... Vakfının sahih vakıf olduğu, vakfa ait taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini, yargılama giderlerinin müvekkil İdare aleyhine yükletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; müdahale talebinde bulundukları taşınmazlar yönünden taleplerinin reddedildiğini, yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, temyize konu taşınmazların adına tespit edilen vakfın sınırları kapsamında kalıp kalmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın, asli müdahil Orman İdaresi vekiline 27.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise kanuni süre geçirildikten sonra 14.06.2024 tarihinde verildiği anlaşılmakta olup, açıklanan nedenlerle asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİ ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.