Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği kesinlik sınırını aşmayan alacak miktarı nedeniyle davacı temyiz dilekçesi ve buna bağlı davalı katılma yoluyla temyiz taleplerinin usulen reddi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, davacının dava konusu altınların değeri (23.654,00 TL) bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TLnin altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesini reddetmiş; bu redde bağlı olarak, davalının karşı tarafın temyizine sıkı sıkıya bağlı olan katılma yoluyla temyiz dilekçesini de usulden reddetmiştir, böylece her iki tarafın da temyiz başvurusu miktarsal yetersizlik ve bağımlılık esasına göre geri çevrilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/3186 E.  ,  2025/5877 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1438 E., 2025/725 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/204 E., 2021/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, dava konusu altınların dava tarihi itibariyle değeri üzerinden reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 23.654,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı vekili kararı karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın (davacı vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de karşı tarafın temyizine bağlı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ise karşı tarafın temyiz istemine bağlı olması nedeni ile REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.