Emekli maaş hesabına banka tarafından konulan blokenin, tüketici kredisi sözleşmesi 13. maddesi uyarınca hukuka uygun bulunarak haksız şart teşkil etmediği onandı.
Özet: Emekli maaş hesabına konulan bloke ve yapılan kesintilerin kaldırılması ile iadesini talep eden davacının açtığı davada, banka ile imzalanan tüketici kredisi sözleşmesinin, borcun ödenmemesi halinde maaş hesabına bloke konulmasına ve mahsup yapılmasına izin veren maddesinin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği, tarafların sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak davayı reddetmesi yönündeki kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2025/33 E., 2025/206 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı; davalı banka tarafından emekli maaş hesabına bloke konulduğunu, bu bloke nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını, maaş hesabına konulan blokenin usul ve yasaya uygun olmadığı gibi emekli maaşından kesinti yapılmasına dair de bir muvafakatinin bulunmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan 1.657,00 TL kesintinin tarafına iade edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile davalı tarafından davacının emekli maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, tahsil edilen 1.651,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Dairenin 22.10.2024 tarihli ilamıyla; taraflarca imzalanan sözleşmenin 13. maddesi ile davacının, borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde bloke, hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği, kredi geri ödemelerinin maaş hesabından yapılmasına muvafakat ettiği, tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olmasının zorunlu olduğu ve bu düzenlemenin haksız şart olarak kabul edilemeyeceği, buna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının imzaladığı sözleşmenin 13. maddesiyle, borcunu ödememesi halinde maaş hesabına bloke konulması yönünde davalı Bankaya muvafakat verdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkilinin genel ve matbu bir sözleşme imzaladığını, bunun haricinde başkaca bir muvafakati olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının, maaş hesabına tüketici kredisi sözleşmesi uyarınca davalı Banka tarafından konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintinin istirdadı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinin mümkün bulunmadığı, tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, anılan sözleşmenin 13. maddesindeki düzenlemenin haksız şart olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.