Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bölge adliye mahkemesinin nitelikli cinsel saldırıdan beraat ve nitelikli yağmadan mahkumiyet kararlarını temyiz itirazlarını reddederek oybirliğiyle onadı.
Özet: Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlamalarıyla açılan davada, bölge adliye mahkemesi sanığı nitelikli yağma suçundan mahkum ederken, cinsel saldırı suçundan beraat kararı vermiş, bu kararlar üzerine Cumhuriyet savcısı cinsel saldırıdan verilen beraat hükmünü, sanık müdafii ise yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmiş, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay her iki hükümde de hukuka aykırılık bulmayarak bölge adliye mahkemesinin kararlarını oy birliğiyle onamış ve sanığın nitelikli yağmadan mahkumiyeti ile nitelikli cinsel saldırıdan beraati kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/813 E., 2025/582 K.SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli yağma suçundan mahkumiyeti ile diğer atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, katılan ve tanık beyanları ile kriminal polis laboratuvarının uzmanlık raporu dikkate alındığında sanığın zorla organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ettiğinin sabit olduğuna, usul ve kanuna aykırı beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, olayda yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın katılan ile arasındaki para anlaşmazlığına istinaden cep telefonunu alarak paraya çevirdiğine, suç varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın eyleminin ancak hırsızlık suçunu oluşturacağına, usul ve kanuna aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇEA. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.