Yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlayarak iş sözleşmesini fesheden işçinin kıdem tazminatı talebinin dürüstlük kuralına uygun olduğunun temyizen onanması.
Özet: Çalışan, on beş yıllık hizmet süresi ile üç bin altı yüz prim gününü doldurması nedeniyle yaş hariç emeklilik şartlarını tamamlayarak iş sözleşmesini feshetmesinin ardından kıdem tazminatı talep etmiş, işveren ise çalışanın başka bir işte görev almak amacıyla işten ayrıldığını ve hizmet süresinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiş; ancak ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetmiş, Yargıtay da bu yöndeki bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/8376 E.  ,  2025/9610 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2076 E., 2025/1196 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/298 E., 2022/303 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.04.2006-28.02.2021 tarihleri arasında bölge müdürü olarak çalıştığını, 3.600 prim gününü ve 15 yıl hizmet süresini doldurmasından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan 25.02.2021 tarihinde aldığı belge çerçevesinde kıdem tazminatını alabilmek için davalı Şirkete ... . Noterliğinin 25.02.2021 tarihli ihtarnamesini gönderdiğini ancak cevap alamayınca 27.03.2021 tarihinde tekrar başvurduğunu, buna rağmen ödemede bulunulmadığını ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 15 yıl hizmet süresini ve 3.600 prim gününü doldurmasından dolayı kıdem tazminatına hak kazanarak sona erdirdiği iddiasını kabul etmediklerini, davacının başka bir işte çalışmak üzere iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle feshettiğini, davacının müvekkili Şirkette 01.12.2017-29.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını ve önceki çalışma süresiyle ilgili olarak müvekkili Şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 11.04.2006-29.03.2021 tarihleri arasında çalıştığı ve kıdem süresinin 14... ay 17 gün olduğu, davacının iş sözleşmesini emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmek suretiyle feshettiği ve bu hakkın kullanılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının başka bir işte çalışmak üzere işten ayrıldığını ve kötüniyetli olduğunu,
2. Hizmet süresinin tespitine yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ve hizmet süresine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.