Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, mağdurun şikayetinden vazgeçmesine ve temyiz itirazlarına rağmen hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanık ve müdafilerinin hükmün gerekçesiz olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, mağdure beyanlarının çelişkili olduğu, sonradan şikayetinden vazgeçtiği ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki temyiz itirazlarına rağmen, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve vicdani kanaatin dosya içeriğiyle uyumlu olduğu belirtilerek oy birliğiyle onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2025/6225 E.  ,  2025/8706 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/135 E., 2025/157 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle hükmün gerekçesiz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin sonradan iftira attığına dair dilekçe verdiğine, eksik inceleme ile hüküm verildiğine, mağdurenin tekrardan beyanının alınmasına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 04.06.2008 doğumlu olan mağdure ile kanuni temsilcilerinin 31.10.2024 tarihli dilekçeleriyle sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.