Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık hakkında verilen beraat kararının, sözlerin onur rencide edici bulunmaması nedeniyle Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin sanığın sözlerinin rahatsız edici ve kaba olmakla birlikte onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığı gerekçesiyle verdiği beraat kararının bölge adliye mahkemesince onanması üzerine, katılan vekilinin suçun unsurlarının oluştuğu yönündeki temyiz itirazları, Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak esastan reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/5142 E.  ,  2025/17795 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/858 E., 2022/597 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde,
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikayetçi ... vekilinin 16.03.2021 tarihli dilekçe ile şikayetçi olup davaya katılmak istediklerini bildirmesine karşın, katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan Kanun'un 237/2. maddesi gereğince şikayetçinin kamu davasına katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, paylaşımların içeriğine bakıldığında müvekkiline yönelik ağır ithamlarda bulunulduğuna, paylaşımların açıkça hakaret teşkil ettiğine, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ve sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın katılana yönelik sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğundan, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.