Yargıtay tarafından dilencilik suçunda zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının, katılan vekilinin itirazlarına rağmen oybirliğiyle onanması.
Özet: Sanık hakkında sorgu yapılmadan verilen beraat kararının Yargıtay tarafından bozulması sonrasında, yerel mahkemenin kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürme kararına karşı katılan vekilinin, zamanaşımının dolmadığı ve mahkumiyet gerektiği yönündeki temyiz istemi incelenmiş; Yargıtay, iddianamenin düzenlendiği tarih ile hükmün verildiği tarih arasında Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, yerel mahkemenin düşme kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1070 Esas, 2025/59 KararSUÇ : DilencilikHÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıİzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2015/344 Esas, 2015/860 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2020/15099 Esas, 2022/18277 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreciİzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2022/1070 Esas, 2025/59 Karar sayılı kararıyla zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Vekilinin Temyiz İstemiKararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanığın yargılamaya konu eyleminin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 229. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddesi uyarınca 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-c maddesi uyarınca sanık hakkında zamanaşımını en son kesen sebep olan iddianamenin düzenlendiği 20.04.2015 tarihinden hüküm tarihi olan 23.01.2025 tarihine kadar, 5237 sayılı Kanun'un 66. ve 67. maddeleri uyarınca öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesi ile mahkemece zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2022/1070 Esas, 2025/59 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.