Cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası davanın düşürülmesi kararının savcı temyizine rağmen onanması.
Özet: Sanık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan denetim süresini kasten suç işlemeksizin ve yükümlülüklere uygun olarak tamamlaması nedeniyle davanın düşürülmesine hükmedilmiş; Cumhuriyet savcısının, mütalaa alınmaması gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunu Yargıtay, söz konusu usuli eksikliğin sanık lehine olan kararın bozulması için savcıya hak vermediği ve davanın düşürülmesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle reddederek mahkeme hükmünü oybirliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/388 Esas, 2025/379 Karar SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM : Denetim süresi içerisinde suç işlenmemesi ve yükümlülüklere nedeniyle davanın düşürülmesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıTurgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2007 tarihli ve 2007/296 Esas, 2007/657 Karar sayılı kararı ile sanığın cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-b, 39/2-c, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Akabinde, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 17.09.2008 tarihli ve 2008/9068 Esas, 2008/7811 Karar sayılı kararı ile özetle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciTurgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2010 tarihli ve 2008/813 Esas, 2010/388 Karar sayılı kararı ile sanığın cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-b, 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar, itiraz edilmeksizin 14.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması nedeniyle, Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/388 Esas, 2025/379 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 231/ 10... /8. maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriCumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiCumhuriyet savcısının mütalaası alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun'un 290. maddesi "(1) Sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez." şeklindedir. Norma göre, Cumhuriyet savcısı, gerçeğin araştırılması amacına yönelik veya kamu yararına ilişkin olmayan, yalnızca sanık yararına kabul edilmiş bir hukuk kuralının uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanmış bulunması nedeniyle hükmün sanık aleyhine bozulması için temyiz yoluna başvuramaz. Bu itibarla, Cumhuriyet savcısından görüş alınmaksızın hüküm kurulması 5271 sayılı Kanun’un 216/1. maddesine aykırı ise de, aynı Kanun'un 290. maddesi ve gerekçesinin içeriğine göre bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamış; denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemediği anlaşılan sanık hakkında kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/388 Esas, 2025/379 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.