Marka ihlali suçundan verilen düşme kararı sonrası şikayetçi vekilinin temyiz başvurusu, yasal şikayet ve davaya katılma hakkı eksikliği nedeniyle Yargıtayca reddedildi.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin marka hakkına muhalefet suçundan verdiği düşme kararını temyiz eden şikayetçi vekilinin talebini reddetmiştir. Kararda, marka hakkı sahibinin sanık hakkında hukuken geçerli bir şikayeti ve dolayısıyla davaya katılma ile hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, hükmün re’sen temyize tabi olmadığı da ifade edilerek, esası incelenmeyen temyiz başvurusunun oy birliğiyle reddine ve dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bu durum, şikayetçinin usulden yetersiz bir başvuruda bulunduğunu göstermektedir.

MAHKEMESİ : Antalya Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/343 E., 2023/433 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefetHÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yerel Mahkemece verilen kararın, şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Marka hakkı sahibi ... firmasının sanık hakkında hukuken geçerli bir şikâyetinin, dolayısıyla; davaya katılma ve sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.