Bir atık dönüşüm tesisinin selüloz ve deri bazlı salpa üretimi faaliyetinin işkolu tespitine itiraz davasında, bakanlıkça belirlenen "deri işkolu" sınıflandırmasının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Atık deri ve selüloz karışımından salpa ve levha üreten bir şirketin, işyerinin esasen selüloz bazlı atık dönüşümüne dayalı olduğunu ileri sürerek mevcut "Dokuma, Hazır Giyim ve Deri" işkolu tespitinin iptali ile "Ağaç ve Kağıt" veya "Genel İşler" işkoluna geçirilmesi talebiyle açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, üretimin büyük çoğunluğunun salpa ve saraciye ürünleri olması, deri atıklarının kullanımı ve iş organizasyonu gereği mevcut "Dokuma, Hazır Giyim ve Deri" işkolu tespitinin hukuka uygun olduğuna hükmedince davacı taraf kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/122 E., 2025/1237 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş MahkemesiSAYISI : 2023/319 E., 2024/411 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ait işkolu tespitine konu işyerinde; küçük deri ve kösele kıymıkları (talaş) ile kağıt, karton, mukavva ve benzeri nitelikteki selüloz ürünlerinin karıştırılması, kaynaştırılması sonucu ortaya çıkan posanın, çeşitli kimyasallar ile birleştirilmesi suretiyle salpa ve levha mamullerinin üretildiğini, bu üretimin yapılması sırasında çevreye zararlı atıkların ekonomiye kazandırıldığını, bu yönüyle işyerinin bir atık dönüşüm tesisi niteliğinin bulunduğunu, yapılan salpa üretimi sırasında kullanılan selüloz bazlı atık kullanımının, deri bazlı atık kullanımına göre yıllar içinde artarak 3 misline ulaştığını, yapılan üretim için ağırlıklı olarak selüloz bazlı atığın kullanıldığını, üretim sürecinde hiçbir surette tekstil, iplik ve pamuk benzeri mamul kullanılmadığını, işyerinde yürütülen faaliyetin “Tasnif edilmiş metal dışı atıklar, hurdalar ve diğer parçaların mekanik veya kimyasal değişim işlemleri ile geri kazanılması” olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davalı Bakanlığın 12.12.2017 tarihli ve 30268 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2017/41 Karar sayılı kararı ile müvekkiline ait 1112544.034 sicil numaralı işyerindeki faaliyetin İşkolları Yönetmeliği'nin 05 sıra No.lu dokuma, hazır giyim ve deri işkolunda yer aldığına dair tespitin iptali ile anılan işyerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 06 sıra No.lu ağaç ve kâğıt veya 20 sıra No.lu genel işler işkolunda yer aldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlıkça yapılan tespit ve işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğunu, başvuruya konu işyerlerinde yerinde yapılan gözlemler, fiilî tespitler ile kayıt ve belgelerin tetkiki suretiyle gerçekleştirilen inceleme neticesinde düzenlenen inceleme raporu ile bu tespitin dayanaklarının ayrıntılı olarak ortaya konulduğunu, yapılan tespitle ilgili davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, iş müfettişlerince yerinde yapılan geniş incelemeler neticesinde; işyerinde deri fabrikalarının sanayi atığı olan kromlu deri talaşı ve mamul kösele atıkları ile selüloz ve kağıt hurdaların ana hammadde olarak işlenip ayakkabılık malzeme, çanta, kemer ve diğer saraciye yapımı malzemeleri ile otomotiv yan sanayi ve mobilya sektörlerinin yanı sıra kullanıcı ihtiyacına bağlı olarak diğer sektörler için muhtelif cins ve kalınlıklarda salpa plaka (levha veya rulo) ve selüloz bazlı taban astarı (levha) üretimi işlerinin yapıldığı, bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 05 sıra No.lu dokuma, hazır giyim ve deri işkolunda yer aldığının tespit edildiğini, Bakanlıkça usul ve hukuka uygun olarak tesis edilen, dava konusu işlemin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... (... Sendikası) vekili cevap dilekçesinde; işyerinde deri atıkları kullanılarak ayakkabı tabanı ve deri kemer imal edildiğini, bu faaliyet kapsamında Bakanlıkça yapılan işkolu tespitinde isabetsizlik bulunmadığını, İşkolları Yönetmeliği'nin 05 sıra No.lu dokuma, hazır giyim ve deri işkolunda yer alan diğer sendikaların da davaya dâhil edilmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işkolunun tespiti noktasında yapılacak değerlendirmenin işyerinde gerçekleştirilen mal veya hizmet üretiminin iş organizasyonundaki ağırlığına, nihai ürünlere, işyerinde çalışan işçi sayısına, ağırlıklı olarak işçilerin çalıştıkları işler gibi unsurlara göre belirleneceğini, dava konusu işyerinde üretimin yüzde 84,14'ünün salpa plaka, levha, rulo ve saraciye alanında olduğu, işyerinde kullanılan makineler ve çalışanların nitelikleri de nazara alındığında teknik amacın ve asıl işin salpa üretimi olduğu, selüloz bazlı taban astarı ve karton üretiminin asıl iş olmadığı ve Bakanlık tespit kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu,2. Hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayandığını ve yetersiz olduğunu,3. İşyerinde kullanılan hammaddelerin tehlikesiz atıklardan üretildiğini ve işyerinde birincil hammadde kullanılmadığını,4. İşyerindeki makinelerin ve iş gücündeki en baskın payın selüloz ve kağıt hurda girdisine ait olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.