Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi sonucu oluşan munzam zararın tazmini talebiyle açılan davada, mahkemelerin ret kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davalı idarece kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini talebiyle açılan davada, davacıların yasal temerrüt faizinin ötesinde somut ve ispatlanabilir ek bir zarar oluştuğunu kanıtlayamaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesince ret kararı verilmiş; istinaf ve temyiz incelemelerinde de, kanuni karine uyarınca temerrüt faizinin zararı karşıladığı, davacıların faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delillerle ispat edemediği belirtilerek, söz konusu kararın hukuka uygun olduğu kabul edilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2475 Esas, 2025/12 KararKARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/327 Esas, 2024/544 KararTaraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hisseli malik olduğu taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/165 Esas, 2014/348 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacaklarının davalı idarece geç ödenmesi nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını, alacaklının uğramış olduğu zarar tutarının, geçmiş günler faizinden fazla olduğunu, temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararın doğması sebebiyle şimdilik 100.000 TL munzam zarar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasının güncel kapak hesabına göre dosyada bakiye borç bulunmadığını, dolayısı ile alacağı kalmayan davacı tarafın munzam zarar istemli davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, bir anlığına aksi düşülse dahi munzam zararın işbu uyuşmazlıkta istenebilmesinin mümkün olmadığını, munzam zararın şartlarının oluşmadığını, tüm bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, Anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediğini, diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiğini, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığını, davacının; para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediğinden ve Mahkemenin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.