5. Hukuk Dairesinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili isteminde, temyiz kesinlik sınırı ve pasif husumet yokluğu değerlendirmesine ilişkin kararı.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırmasız el atılması sebebiyle bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle bazı davalılara yönelik ret, diğerlerine yönelik kabul kararları sonrasında yapılan temyiz incelemesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesindeki kesinlik sınırı nedeniyle, hükmedilen bedellerin yasal miktarın altında kalması sebebiyle davalı idarelerden bazılarının temyiz başvuruları reddedilmiş, sadece gerekli şartları taşıyan ve parasal sınırın üzerinde kalan bir kısım temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek dosyanın esasının incelenmesine geçilmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2295 Esas, 2024/2071 KararASIL VE BİRLEŞTİRİLENKARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/387 Esas, 2024/551 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun davalılar ..., ... ve ... yönünden esastan reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290 ,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.Asıl davanın tüm davacıları yönünden davalılar ... ve ... aleyhine hüküm altına alınan bedeller, birleştirilen dava yönünden ise davalı ... yönünden hüküm altına alınan bedel, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sının olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, asıl davaya yönelik olarak davalılar ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının, birleştirilen dava yönünden davalı ... Başkanlığının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı ... vekilinin asıl ve birleştirilen davaya, davalı ... vekilinin birleştirilen davaya yönelik olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl ve birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; davacıların İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 166 72... parsel sayılı 13.167,99 m² yüz ölçümlü taşınmazın paydaşı olduklarını, taşınmazın bir kısmına yol olarak fiilen el atıldığını, diğer kısmının da imar planında kısıtlı olduğunu belirterek el atma nedeni ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma şartı yerine getirilmediğinden ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, fiilen el atan kurumun sorumlu olması gerektiğini, Mahkemece davanın kabulüne karar verilecekse taşınmaza el atma tarihindeki niteliğine göre değer biçilmesi gerektiğini, el atılan kısmın yola terk edilecek alanda kalıp kalmadığının ve taşınmazın kadastral parsel olması nedeni ile düzenleme ortaklık payının gözetilmesi gerektiğini, asıl ve birleştirilen dosyada tek vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yapılan yol çalışmaları nedeni ile taşınmazda meydana gelen değer artışının dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesindeki “..kamulaştırma iş veya işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur” hükmü uyarınca Bakanlığın hasım mevkinden çıkartılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 166 72... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunda kısmen ortaöğrenim tesisi alanı, kısmen ilköğretim tesisi alanı, kısmen yol, kısmen park alanı, kısmen taşkına maruz alan ve kısmen İdealtepe (...) Deresinden kaynaklı olarak su kanallarını koruma kuşağı içinde kaldığını, fiili el atma davası nedeni ile ifrazen 11/A parselinin oluştuğunu, bu parsel 3.222,16 m² olup tamamının ... ... ve Caddesinde olup, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, kalan 11 parsel sayılı taşınmazın 1.280,92 m²sinin park alanı, 818,51 m²sinin de dere işletme bandı içinde kaldığından bu kısmın da ... sorumluluğunda olduğunu, 510 m²nin İlköğretim tesisi alanı 6958,47 m²sinin Orta Öğrenim tesisi alanı, 3.555,75 m²sinin yol alanı, 44,53 m²sinin yol alanı olduğunu, plan notlarına göre bu alanlar için başka parsele emsal transferi yapılabileceğini ileri sürerek husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.4. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle, davada davalı sıfatları bulunmadığı için davanın reddine karar verilmesine karşılık lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, tapu kaydında hisse hatası olduğunun yazılı olduğunu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/338 Esasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, bu hususun dikkate alınmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, taşınmazın yola terkinini yapmadıklarını, uzlaşma dava şartını yerine getirmediklerini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; fahiş bedel belirlendiğini, dava konusu taşınmazın farklı hissedarları tarafından İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2011/773 Esas, 2013/24 Karar sayılı dosyasında 23.12.2011 değerleme tarihi itibarıyla 2.400,00.TL/m² bedel belirlendiğini ve bu kararın 19.06.2014 tarihinde kesinleştiğini, idareleri yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, asıl ve birleştirilen davalar yönünden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin imar planını yapan belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/699 Esas, 2022/1021 karar sayılı dosyasında 24.01.2019 tarihi itibarıyla aynı parselin metrekare fiyatının 5500 TL belirlendiği, bu kararın idare tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, 24.01.2019 tarihindeki 5500 TL/m² birim bedelin 08.06.2023 tarihine güncellendiğinde 28.336,43 TL olduğu, bu durumda asıl ve birleştirilen dava tarihleri itibarıyla belirlenen birim fiyatların makul olduğu, bu nedenle davalılar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden yapılan incelemede ise davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği hâlde, lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğu gibi kamu düzeni gereğince yapılan değerlendirmede imar planında yol olarak ayrılan ve hukuki olarak el atılan 3300.64 m²lik kısmın ve 44.53 m²lik kısmın tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken tesciline karar verilmesi, dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığı hâlde, nispi harç yerine maktu harç alınmasına karar verilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı ... Vekilinin Tüm, Davalı ... Vekilinin Asıl Davaya İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı ... ve davalı ... Vekillerinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,B. Davalı ... Vekilinin Tüm, Davalı ... Başkanlığının Birleştirilen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... Başkanlığından temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından fazla alınan aşağıda yazılı harcın istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.