Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararında tabancanın niteliği ve basit yargılama usulü hataları nedeniyle kanun yararına bozma hususunda Adalet Bakanlığından görüş istemiştir.
Özet: 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkum olan sanık hakkında, basit yargılama usulü uygulanmasına rağmen ceza indirimi yapılmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebiyle yapılan incelemede, Yargıtay; ele geçen tabancanın arızalı olması nedeniyle ilgili kanunun 13/1 maddesine göre suç oluşturmayabileceğini ve sanığın eyleminin sadece 13/4 maddesi kapsamına girebileceğini, ayrıca suçun ceza sınırı basit yargılama usulü için uygun olmadığından bu usulün hatalı uygulandığını ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığını tespit ederek, bu hususların Adalet Bakanlığı tarafından yeniden değerlendirilmesi için dosyayı bakanlığa iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/35 E. 2024/151 K.SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılıkİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.01.2024 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 18.03.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve 2024/23924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69266 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesince tensiben davada basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesi uyarınca ihtarlı tebligat yapıldığı, dosya kapsamından sanığın süresi içinde herhangi bir belge sunmadığı, gerekçeli kararın gerekçe kısmında sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulandığı belirtildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılmamasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEİhbarname ile Mahkemece tensiben davada basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği halde 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılmaması nedeniyle bozma talebinde bulunulmuş ise de; 1. Sanıktan ele geçen tabanca ile ilgili ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 20.03.2023 tarihli raporuna göre, tabancanın muayenesinde horozu ön kısmında bulunan ateşleme iğnesinin uç kısmının deforme olduğu, bu nedenle fişek yatağına yerleştirilen uygun fişekleri patlatamadığı, bu haliyle tabancanın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığı, ancak söz konusu arızasının bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile giderilmesine müteakip bahse konu tabancanın ateş edebilecek duruma geleceği ve 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmadığı, tabancanın yanında ele geçirilen 17 adet mermi nedeniyle sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi, 2. Uygulamaya göre de; 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabileceği, sanığa atılı 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin, suç tarihi itibariyle "bir yıldan üç yıla kadar hapis" cezasını gerektirdiği, dolayısıyla anılan suç için öngörülen cezanın iki yılı aşması nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağı ve 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılması yeterli olmadığından, sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Kanun'a aykırı bulunmuştur. Belirlenen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.