İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, haksız rekabet iddialarıyla talep edilen ihtiyati tedbir başvurusunun yaklaşık ispat şartı sağlanamadığı gerekçesiyle istinaf talebini esastan reddetti.
Özet: Davacı tarafından, eski ortaklardan birinin aynı iş kolunda yeni bir şirket kurarak müvekkil şirketin müşterilerini hedef almasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla talep edilen ihtiyati tedbir kararı, ilk derece mahkemesince davanın esası bakımından yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacının bu karara karşı istinaf başvurusu da, davalının eylemlerine ilişkin somut delil eksikliği ve yalnızca şirket kurmanın haksız rekabet sayılmaması nedenleriyle esastan reddedilerek, ihtiyati tedbir talebinin nihai olarak reddine karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/86
KARAR NO: 2026/119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİBAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/12/2025 (Ara Karar)
NUMARASI:2025/1201 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/01/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; Davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin halen devam ettiğini, bu fiillerin devamı halinde davacı şirketin müşteri kaybının artacağını ve telafisi güç zararlar doğacağını, bu nedenle HMK m.389 vd ile TTK m.56 uyarınca İhtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmesi üzerine mahkemece, TTK nın 61. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir verilebilmesi için HMK 389. ve devamı özellikle HMK 390/3 maddesinde tanımlanan davanın esası bakımından haklılık olgusunun yaklaşık ispat sağlanmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekili; davalıların eylemleri TTK m. 55/1-a-3 ve 55/1-b-3 hükümleri kapsamında açıkça haksız rekabet oluşturduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da; ortaklıktan ayrılan kişinin, ortaklık süresince edindiği müşteri çevresi ve ticari bilgileri kullanarak eski şirketin müşterilerine yönelmesinin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edildiğini bu fiillerin devamı halinde davacı şirketin müşteri kaybı artacak ve telafisi güç zararlar doğacağını; talebin haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı gerçek kişinin şirketten ayrıldıktan sonra aynı iş kolunda şirket kurduğu ve müvekkili şirketin müşterilerine yöneldiğini ileri sürmüş ise de bu konuda dava dosyasında davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlandığına ilişkin hiç bir delil bulunmamaktadır. ... şirket kurmak ise başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/01/2026