İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tescilli ticari unvan kullanımından kaynaklanan haksız rekabet iddiasıyla istenen ihtiyati tedbirin yargılama gerektirmesi nedeniyle istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davacının, kendi işyeriyle yakın konumda ve benzer isimle faaliyet gösteren davalının ("... kuyumculuk" vs. "... kuyumculuk") haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle ticari unvan ve tabelalarının değiştirilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebi, ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat sağlanamadığı ve meselenin yargılama gerektirdiği belirtilerek reddedilmiş, istinaf mahkemesi de davalının tescilli unvanının kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin ancak yargılama sonucunda belirlenebileceği kanaatiyle davacının ihtiyati tedbirin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/87
KARAR NO: 2026/137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/12/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2025/1152 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/01/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından iltibas yaratmak sureti ile kuyumculuk faaliyeti gösterdikleri iş yerlerinde ... Kuyumculuk adının kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine-menine davalı şirketin kuyumculuk sektöründeki faaliyet kolunda müvekkil şirkete ait isim ve tanıtım unsurları ile karışıklığa yol açacak her türlü kullanımın ticari unvanın ve iş yeri unvanının, tabelalarının vb görsel unsurun tamamen kaldırılmasına, içerisinde ... ibaresine yer verilmeyecek şekilde değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince talebin yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davalı işletme, müvekkilin yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösterdiği işyerine yalnızca 50 metre mesafede, aynı sektör olan kuyumculuk faaliyetine başladığı,birbirine son derece yakın iki işletmenin, çekirdek unsuru aynı olan ticaret unvanlarıyla faaliyet göstermesi karıştırılmanın kasten ve haksız faydalanma amacıyla gerçekleştirildiğini gösterdiğini ,davaya taraf iki şirketin kuyumculuk faaliyetinde kullandığı isimlerin "... Kuyumculuk" ve "... Kuyumcululuk" olduğu göz önünde bulundurulduğunda işletme adlarının benzerliği sebebi ile "zarar gelmesini beklemeden" müdahale edilmesini talep ettiklerini, bir ismin diğerine bu kadar benzemesi ve aynı sokakta olması, tedbir kararı verilmesi için gereken "yaklaşık ispat" için fazlasıyla yeterli olduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekte ise de; davanın her iki tarafının ticari unvanının çekirdek ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.Elde ki dava haksız rekabetin tespiti ve meni temelinde açılmış olup, kullanımının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talep edilen davalının ticaret sicilinde tescilli unvanı olduğundan, tescilli unvanın kullanılmasının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususu yapılacak yargılama neticesinde belirleneceğinden davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/01/2026