Kasko sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak sigortalı araçta kaya düşmesi sonucu oluşan hasarın rücuen tazmini amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında, ilam varken ilamsız icra takibi başlatmanın hukuki yarar yokluğu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalı aracın kaya düşmesi sonucu oluşan hasarı ödedikten sonra, kusurlu olduğu tespit edilen davalıdan rücuen tahsilat için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının elinde bir ilam bulunmasına rağmen ilamsız icra takibi başlatmasını hukuki yarar yokluğu sayarak davayı usulden reddetmiş; bu karar Yargıtay tarafından yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, Uyuşmazlık Mahkemesi ise görevli yargı yerinin adli yargı olduğuna hükmetmiştir. Buna rağmen mahkeme, bozmaya uyduktan sonra yeniden, alacaklının ilam varken ilamsız takibe başvurmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş olup, davacı vekili davanın esastan incelenmesini talep ederek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/352 Esas-2020/444Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; vekil eden şirkete sigortalı aracın 25.08.2014 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza sonucunda sigortalı araçta hasar oluştuğunu, kazanın oluşmasında kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı ancak davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin ekspertiz tarafından belirlenen miktarının hak sahibi sigortalıya 10.10.2014 tarihinde 5.625,00 TL, 26.01.2015 tarihinde 1.013,00 TL ve 29.09.2014 tarihinde 600,00 TL olarak toplam 7.238,00 TL ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla Kumluca İcra Müdürlüğünün 2015/1047 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazlarının yasal dayanağının olmadığını, davalı itirazında idari yargı yolunun görevli olduğunu belirttiğini, emsal olarak dosyaya 1. İdare Mahkemesinin 2013/407 E. 2013/618 K. sayılı dosyasının ilamını dosyaya sunduklarını bu nedenlerle davalının itirazının iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından aleyhlerine yapılan icra takibinde borcun sebebi belirtilmediğinden takip sebebinin anlaşılmadığını, takibe dayanak olan ilamdan bahsedilmemesinin doğru olmadığını, alacaklının icra talebini ilama uygun olarak düzenlemediğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 31.03.2016 tarih ve 2015/197-2016/146 sayılı kararı ile elinde ilam olan alacaklının ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatmasının yasanın emredici hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu bu hususun resen nazara alınması gerektiği ve bu nedenle usulüne uygun başlatılan bir takip bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.11.2017 tarih ve 2016/18480-2017/10414 ve sayılı kararıyla "... mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak ... aleyhine açılan bu davada davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi" gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.3. Mahkemenin 14.02.20 19... /117 Esas-2019/55 sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına, dava şartı yokluğundan görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. 4. Uyuşmazlık Mahkemesinin 30.09.2019 tarih ve 2019/4 78... /545 Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına, yargı yerinin adli yargı olarak belirlenmesine karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Son Kararla Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak verilen 14.02.2019 tarih ve 2018/1 17... /55 Karar sayılı görevsizlik kararının Uyuşmazlık Mahkemesinin 30.09.2019 tarih ve 2019/478 Esas, 2019/545 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına, yargı yerinin adli yargı olarak belirlenmesine karar verildiği belirtilerek verilen son kararla eldeki davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/303 Esas, 2015/99 Karar sayılı ilamına dayalı ilamsız olarak yürütülen Kumluca İcra Müdürlüğünün 2015/1047 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalinin istendiği, davalı tarafın elinde ilam bulunduğu halde alacağını ilamsız takibe konu etmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma kararına aykırı karar verildiğini, davanın esastan görülerek karara bağlanmadığını belirterek usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı ... tarafından, 25.08.2014 tarihinde şirketlerine sigortalı 06... plakalı aracın tırmanma şeridinde dik yamaçtan düşen kaya parçasına çarpması neticesinde meydana gelen kaza sonucunda zarar gördüğü, davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin ekspertiz tarafından belirlenen miktar olan 7.238,00 TL'nin hak sahibi sigortalıya ödendiği ve ödenen bedelin tahsili amacıyla Kumluca İcra Müdürlüğünün 2015/1047 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, davalının itirazlarının yasal dayanağının olmadığı belirtilerek davalının itirazının iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece verilen kararla, Kumluca İcra Müdürlüğü dosyasının getirtilerek incelendiği, davalı tarafın elinde aynı kazaya dair Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/3 03... /99 Karar sayılı ilamı bulunduğu halde alacağını ilamsız takibe konu etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yapılan incelemede; Mahkeme kararına dayanak olarak varlığı kabul edilen Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/303 Esas, 2015/99 Karar sayılı dosyasının, dosyaya emsal olarak sunulduğu, davacısı ... Sigorta AŞ, davalısı ... olup, davacı tarafından sigortalı 07... plakalı aracın 08.12.2012 tarihinde Antalya-Kemer karayolunda bulunan ... tünelinde bulunan rögar kapağı ve çukuruna çarpması neticesinde hasar gördüğü belirtilerek araçta oluşan hasar bedeli olan 7.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkin talepte bulunulduğu, dava konusu kazaya dair olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.